Optisyen.info

Konjonktivitin Nedenleri

konjonktivit-2Konjonktiva dokusunun inflamasyonuna “konjonktivit” denir. Çok farklı etkenler bu tablonun oluşmasına neden olabilir.

En sık görülen konjonktivit nedenleri:

  • Mikrobik (bakteriler, virüsler, klamidya)
  • Allerjik
  • Kimyasal

Sekresyon tipi konjonktivitlerin ayırıcı tanısında yol göstericidir. Örneğin, sekresyon tipi sulu-seröz ise kimyasal, allerjik, viral; mukoid ise vernal konjonktivit; pürülan ise bakteriyel konjonktivit; mukopürülan ise klamidyal konjonktivit olduğunu gösterir.

1. Mikrobik Konjonktivitler 
Gözde kızarıklık, batma, yanma hissi, akıntı, bulanık görme (göz kırpınca düzelir), çapaklanma ve sabahları kalkınca kirpiklerde yapışma başlıca şikayetlerdir.

Genellikle önce bir gözde başlar, diğer göze de geçebilir. Diğer göze bulaşmasını engellemek için hastanın enfekte gözünü temas etmemesi, temas ederse de elini sabunla yıkaması önerilir. Diğer aile bireylerine bulaşmasını engellemek için havlularını ayırmaları öğütlenir.

  • Bakteriyel Konjonktivitler: Gözde en sık konjonktivit yapan bakteriler: stafilokokus epidermidis, stafilokokus aeurus, streptokokus pnömonia, hemafilus influenza ve moroksella lokünatadır.Bakteriyel konjonktivitte gözde pürülan ve ya mukopürülan sekresyon bulunur. Konjonktival hipereminin (kanamanın) en şiddetli olduğu yer fornikslerdir.
  • Gonokok KonjonktivitiKapak ödemi, şiddetli konjonktival kızarıklık, kemozis ve kulak önü lenf adenopatinin eşlik ettiği akut pürülan bir konjonktivittir. Yoğun pürülan sekresyon vardır. Membran bulunabilir veya bulunmayabilir. Uygun tedavi yapılmaz ise korneada ülser ve perforasyon gelişebilir.
  • Viral Konjonktivitler: Bakteriyel konjonktivitlerden farklı olarak subkonjonktival hemoraji (kanama), fotofobi (ışık hassasiyeti), lenfadenopati, kemozis (konjonktivada ödem) ve sulu-seröz bir sekresyon bulunabilir. Subkonjoktival hemoraji özellikle entero-virüslerin ve adenovirüslerin neden olduğu konjonktivitlerde görülür.

Gözde en sık konjonktivit yapan virüsler: Adenovirüsler, herpes simpleks, molluskum kontagiozum, kızamık virüsü ve entero-virüslerdir. Epidemik keratokonjonktivit yapan adenovirüs serotip 8 ve 19’dur. Korneal infiltrasyon olguların %80’inde görülür.

Faringo-konjonktival ateşe neden olan adenovirüs serotip 3 ve 7’dir. Ateş, üst solunum yolu enfeksiyonu bulguları ve konjonktivit görülür. Korneal infiltrasyon hafif düzeydedir ve olguların %30’unda görülür.

Adenoviral konjonktivitlerin bulaşıcılığı yüksektir ve kış aylarında salgınlara neden olur. Sıklıkla 2 haftada iyileşir. Şiddetli seyreden olgularda psödomembran da gelişebilir. Bunlarda iyileşme uzun zaman alabilir. Kornea tutulumu gelişirse hastanın fotofobi yakınması aylarca sürebilir.

2. Allerjik Konjonktivitler
Kaşıntı, yabancı cisim hissi, sulanma en önemlisi en önde gelen şikayetlerdir. Hastayı en fazla rahatsız eden kaşıntıdır. Belirti olarak genellikle iki taraflıdır; hiperemi, kemozis, kapak ödemi görülebilir. Sulu bir sekresyon mevcuttur. Vernal konjonktivitte ise krem renginde, mukoid bir sekresyon vardır ve sekresyonu çekince ip gibi uzar. Üst göz kapağını ters çevirince kapak altında kaldırım taşı manzarası görülmesi vernal konjonktivit lehinedir. Her hastalıkta olduğu gibi öykü çok önemli ipuçları verir. Her yıl belli mevsimlerde tekrarlaması (özellikle bahar aylarında polenler nedeniyle), yaz aylarında şikayetlerinin artması kış aylarında hemen hemen kaybolması (atopik bünyelilerde vernal konjoktivit), piknik yerlerine gidince ortaya çıkması (akut allerjik konjoktivit), göz damlasını göze damlattıktan sonra şikayetlerin ortaya çıkması allerjik konjoktiviti düşündürmelidir.

Polen alerjisi olan hastalar o bitkinin polenizasyon yaptığı mevsimde bulgu verirler. Bazılarında allerjik rinit tabloya eşlik edebilir. Hapşırma, burunda kaşınma, burun çekme, burun akması ve burun tıkanıklığı görülür. Konjoktiva beyaz-krem veya pembemsi renktedir. Allerji tedavisinde asıl amaç allerjenle kişinin temasını kesmektir. Bu mümkün değilse ilaç tedavisi uygulanır.

Klamidya Konjonktivitleri
Erişkin inklüzyon konjonktivit, yeni doğan inklüzyon konjonktivit ve trahom başlıca klamidyal konjonktivitlerdir.

  • Erişkin İnklüzyon Konjoktiviti: Klamidya trokomatisin D-K serotiplerince oluşturulur. Genç erişkinlerde görülür ve seksüel temas ile bulaşır. Seksüel temastan bir hafta sonra göz bulguları ortaya çıkar. Her iki gözde akut, mukopürülan sekresyon, fornikste geniş foliküller ve konjonktival hiperemi gözlenir. Şiddetli olgularda kornea üst yarısında epiteliyal keratit gelişir. Kemozis ve kulak önü lenf adenopati bulunabilir. Konjonktival kazıntının Giemsa ile boyanmasında intrastoplazmik inklüzyon cisimcikleri izlenir.
  • Trahom: Klamidya trokomatisin A, B, Ba ve C serotipleri tarafından oluşturulur. Kötü hijyenik şartlarda yaşayanlarda görülür. Vektörü ev sineğidir. Trahom önlenebilir. Körlük nedenlerinin başında gelir. Konjonktivanın akut inflamasyonu ile karakterizedir. Üst kapak tarsında immatür foliküller ile başlar. Sonraki dönemde bunlar matür folikül haline döner. Zamanla keratit, limbal foliküller ve papiller oluşumlar izlenir. Skar gelişimi ile iyileşir. Trikiyazis, entropiyum, pitozis,nazolakrimal kanal tıkanıklığı ve kornea kesafeti oluşabilir.
  • Yenidoğan Konjonktiviti: Doğumu takiben ilk bir ayda ortaya çıkan konjonktivitlerdir. Yenidoğan konjonktivitinin en sık nedeni klamidyadır.Vajinal doğumdan sonra koruyucu amaçlı olarak gözlere %1’lik gümüş nitrat veya topikal antibiyotik damlatılmasından sonra ortaya çıkar. Konjonktivada hafif bir hiperemi (kanama) vardır. Damladan hemen sonra başlar ve 24 saatten daha kısa sürer.

    Vajinal doğum sırasında doğum yolunda Neisseria gonorenin bulunması gonokoksik konjonktivite neden olur. Doğumdan sonraki 2-4’üncü günler arasında ortaya çıkar. Hiperakut, pürülan sekresyonlu bir konjonktivittir. Gözde kızarıklık, konjonktivada ve kapaklarda ödem izlenir. Ödem nedeniyle göz kapaklarını açmak zordur. Derin dokulara penetre olabildiğinden korneada ülser ve perforasyona yol açarak körlüğe neden olabilir. Bunda topikal ilaçlar yeterli olmaz. Sistemik penisilin veya sefoksatim kullanılır.

    Doğumdan 5-7 gün sonra herpes simpleks 2’ye bağlı konjonktivit gelişir. Genellikle blefarokonjoktivit şeklindedir. Tedavi edilmezse keratit gelişebilir. Topikal ve sistemik antiviral ilaçlar kullanılır.

    Yenidoğan konjonktivitinde doğumdan 5-14 gün sonra gelişen konjonktivit etkeni klamidyadır. Mukopürülan bir sekresyon vardır. Bunlarda nadiran otit, rinit ve pnömoni gelişebilir.

Kimyasal Konjonktivit
Kimyasal maddelerin göze kaçması nedeniyle oluşur. En sık ev ve iş kazaları sonucu gelişir. Genellikle keratokonjonktivit tarzında görülür. Göz kapakları da etkilenmiş olabilir. Kimyasal maddenin natürü ve gözde kalma süresi meydana gelen doku harabiyetini ve buna bağlı oluşan klinik bulguları etkiler. Alkaliler daha derin dokulara penetre olduğundan göz dokularında oluşan harabiyet asit maddelerle oluşandan daha fazladır. Edinsel körlüklerin önemli bir kısmı kimyasal yanık sonucudur.

Oluştuğu anda vakit yitirilmeden müdahale edilmesi gerekir. İlk müdahaleyi hastanın kendisi yapmalıdır. Hasta eğer çocuksa yakınları bu işlemi yapmalıdır. Gözler, en yakın çeşmede bol su ile yıkanmalıdır. Toplumdaki tüm bireylerin bu bilinçte olması gerekir. Gözde kızarıklık, sulanma ve blefarospazm bulunur.

Anonim

Çağatay Gülümser

Herkese merhaba, ben Çağatay. 2014 yılında Muğla Sıtkı Koçman Üniversitesi Optisyenlik programından mezun oldum. Edirne’de bir optik firmasında mesul müdür olarak görev yapmaktayım. Yazmayı, çizmeyi, video çekmeyi ve teknolojiyi seviyorum.

Yorum Ekle

*

Bizi Takip Edin

Göz sağlığına dair daha çok bilgi için bizi diğer sosyal ağlardan da takip edebilirsin.