Optisyen.info

Katarakt Ameliyatı Nasıl Yapılır? Sorularla Katarakt

Katarakt nedir?

Katarakt, normalde şeffaf olan lensin, çeşitli sebeplerle saydamlığını kaybederek matlaşmaya başlaması sonucu ışık geçirmez hale gelmesidir. En sık sebebi yaşlılıktır. Ayrıca güneş ışığı, kortizonlu ilaçların kullanımı, diyabet, travma, göz içi inflamasyonları (üveit) veya tümörleri ya da doğumsal nedenlere bağlı olarak gelişebilir.

Katarakt hangi yaşta ortaya çıkar?

Her yaş grubunda görülse de katarakt olgularının %80’i yaşlılık kataraktı denilen tiptedir ve 60 yaş üstündeki insanlarda sıktır. Ancak yeni doğan veya çocukluk dönemi kataraktları çocuğun görmesinin gelişmesi açısından çok önemlidir.

Kaç çeşit katarakt vardır?

Katarakt çok değişik şekillerde sınıflandırılmaktadır. Göz merceğinin anatomik yapısına göre yapılan sınıflandırmada üç tipte katarakt vardır. Gözün çekirdeğinden başlayanlara ‘nükleer katarakt’ denir. Korteksten başlayanlar ‘kortikal katarakt’, göz merceğinin zarından başlayanlar ise ‘kapsüler katarakt’ olarak isimlendirilir.

Kataraktın belirtileri nelerdir?

  • En sık şikayet “sisli veya dumanlı görme”dir. Sis perdesi zamanla daha da yoğunlaşarak görmeyi önemli ölçüde bozar.
  • Özellikle geceleyin karşıdan gelen ışıkların dağılmasına bağlı gözlerde kamaşma.
  • Okuma, yüzleri tanıma ve televizyon izlemede güçlükk.
  • Cisimlerin renkleri daha koyu veya donuk renkte görülür.
  • Yakın gözlüğüne olan ihtiyacın azalması. Bundaki neden lenste meydana gelen değişiklerin kırıcılık gücünü arttırması sonucu gelişen yalancı miyopidir. Bu durum geçici olup zamanla görme azalır.
  • Düz kenarların eğik görülmesi.
  • Belirtiler kataraktın tek veya çift taraflı olmasına, kesafetin derecesine ve konumuna göre eğişir. Katarakt tek gözde ise, hasta iyi gören gözünü kapatacak bir durum olmadığı müddetçe kataraktın etkisini fark etmeyebilir.
  • Bazen de gün ışığından rahatsızlık duyar, parlak ışıkta görme azalır ve araba süremezler.
  • İleri olgularda pupilla alanında beyaz görünüm oluşabilir.
  • Çocuklarda olan kataraktlarda ise yeni doğan bebeklerde göz bebeğinde beyazlık (lökokori) fark edilir. Tek taraflı kataraktı olan çocuklarda bazen ilk belirti kayma olabilir. Ayrıca, her iki gözünde katarakt gelişen daha ileri yaştaki çocuklarda görememeye bağlı çeşitli davranış değişiklikleri olabilir.

Katarakt teşhisi nasıl konulur?

Çok gecikmiş olgularda pupilla (göz bebeği) alanında beyaz renkte matür katarakt görülebilir. Oftalmoskop ile yapılacak “kırmızı refle testi” pratikte optik eksendeki bir patolojinin saptamasında kolay bir yöntemdir. Şüphesiz ki göz hekiminin yapacağı biyomikroskop muayenesi kesin tanıyı koydurur.

Katarakt mutlaka iki gözde birden mi olur?

Belli yaştan sonra görülen kataraktlar genellikle çift taraflıdır. Katarakt önce bir gözde başlar, aylar hatta yıllar sonra diğer gözde ortaya çıkabilir. Tek taraflı katarakt ise son derece nadir görülür.

Her yaşlıda katarakt olur mu?

Yeterince uzun yaşayan herkeste katarakt olur. Ama herkesin yaşam süresi katarakt oluşumuna zaman tanıyacak kadar uzun olamayabilir. Katarakt olma yaşını değiştiren faktörler genetik yapı, o güne kadar maruz kalınan güneş ışığı miktarı ve sigara gibi yaşlanmayı hızlandıran etkenlerdir. Tabii, şeker hastalığı, kalp krizi, kortizon kullanımı gibi nedenler de hızlandırıcı olabilir.

Kataraktı önlemek veya yavaşlatmak mümkün müdür?

Kataraktın ne oluşumunu ne de oluşum hızını yavaşlatmak bugün için mümkün değildir. Bu işe yarayabilecek ağızdan ya da göz uygulanan bir ilaç bulunmamaktadır. Sadece, eğer erken dönemde diyabete bağlı katarakt saptanırsa ve diyabet kontrol altına alınırsa kataraktın gerileme olasılığı vardır.

Katarakt nasıl tedavi edilir? Katarakt ameliyatı nasıl olur?

Kataraktın tedavisi cerrahidir. Kataraktın tedavisi olarak bazı yayın organları tarafından “mucize ilaç” gibi sansasyonel haberler yapılmakta veya kataraktı önlediği ya da durdurduğunu iddia eden ilaçlar piyasaya sürülmektedir. Kataraktın gözlük, damla ya da ameliyatsız başka yöntemlerle tedavisi söz konusu değildir.

Katarakt ameliyatları bugün çok uygulanmayan veya sadece bazı zorunlu hallerde yapılan “İntrakapsüler Katarakt Ekstraksiyonu” veya çok yaygın olarak yapılan “Ekstrakapsüler Katarakt Ekstraksiyonu” olmak üzere iki temel yöntemle yapılmaktadır. Ekstrakapsüler ekstraksiyonda matlaşmış olan lensin kapsülü, kesilerek içerisindeki saydamlığını kaybetmiş lens materyali çıkartılır ve lens kapsülü içerisine yapay lens yerleştirilir. Bu yöntemin iki alt grubu vardır:

  • Planlı ekstrakapsüler cerrahi (dikişli göz merceği yerleştirme ameliyatı)
  • Fakoemülsifikasyon (halk arasında lazerle katarakt ameliyatı, dikişsiz)

Ekstrakapsüler katarakt ameliyatı, günümüzde giderek daha az uygulanmaya başlamış bir tekniktir. Burada gözde ortalama 10-12 mm bir kesi yapılır. Lens, arka kapsül dediğimiz bölümü gözde bırakılarak bir bütün halinde çıkarılır. Daha sonra da arka kapsül içerisine (arka kamara) yapay göz merceği yerleştirilir. Yapılan kesi de dikişlerle kapatılır. Bu dikişler ameliyattan 2 ay kadar sonra alınır. Günümüzde artık pek uygulanmayan intrakapsüler ekstraksiyonda ise lens tamamen, kapsülü ile birlikte çıkarılır. Yerine yine yapay lens konur ama bu yöntemde yapay lens ön kamaraya (irisin önüne) konulur. Bu yöntem çok yaşlı olan hastalarda lens kapsülü düzensiz açılarak yapay lens yerleştirilmesinde sorun olabileceği zaman veya lensi yerinde tutan Zinn liflerinin aşırı zayıf olduğu durumlarda uygulanabilir.
Modern katarakt cerrahisinde saydamlığı kaybolmuş olan göz merceği alınarak yerine yapay bir mercek yerleştirilir. “Fakoemülsifikasyon” ya da halk arasında bilinen ismiyle lazerle dikişsiz katarakt cerrahisi, günümüzde kullanılan en modern tedavi yöntemidir. Bu yöntemde göze açılan 3 mm’lik bir delikten içeri sokulan ultrasonik cihazla lens emülsifiye edilip dışarı emilmekte ve yerine katlanarak bu boyda bir delikten geçebilen yapay bir mercek konulmaktadır. Bu ameliyat 15-20 dakika civarında sürmektedir. Anestezi göz çevresine yapılan bir enjeksiyon ile ya da iğne yapmadan sadece damlalarla sağlanmaktadır. Özel durumlar hariç genel anesteziye ihtiyaç yoktur.

Katarakt ne zaman ameliyat edilmelidir?

Hastanın görme yeteneği, günlük yaşantısını olumsuz etkilemeye başladı ise ameliyat için en uygun zamandır. Bu konuda kararı ameliyat olacak kişi verir, ancak eğer hasta araba kullanıyorsa ameliyat çok geciktirilmemelidir.

Katarakt nedeni ile yapılan ameliyatlarda komplikasyon oranı çok düşüktür. Hastaların çoğu, eğer başka bir hastalık söz konusu değilse görme yeteneği ve netliğini yeniden kazanır.

Eskiden, matlaşmış olan lens ameliyatla çıkartılır, hastaya görme kusurunun düzeltilmesi için de yüksek numaralı gözlük veya kontak lens verilirdi. Bugün ise “Yapay Göz İçi Lensi Yerleştirilmesi” ameliyatları başarı ile yapılmaktadır.

Yapay göz içi lensi herkese uygulanabilir mi?

Ülkemizde katarakt ameliyatı yapılan hastaların büyük çoğunluğunda göz içi lensi uygulaması ile mükemmel sonuçlar alınmaktadır. Ancak, çok düşük çocuklarda (özellikle 1 yaş altı) göz içi lens uygulanmamaktadır.

Yapay göz içi lenslerinde farklı tipler var mıdır?

Evet. Yapıldıkları maddelere göre polimetilmetakrilat, akrilik, silikon gibi farklılıklar vardır. Ayrıca sertliklerine göre; katlanabilir ve katlanamayanlar (monoblok lensler) şeklinde de ayrım yapılabilir. Optik özelliklerine göre monofokal (genellikle kullanılan), multifokal (uzak-yakın görme avantajı vardır, desantralizasyon ve kamaşma en sık sorunlarıdır); optik şekline göre bikonveks, plano-konveks vb. şekillerde olabilir. Konulma yerlerine göre de ön kamara, arka kamara ve skleral fiksasyon lensleri olarak 3 ana gruba ayrılabilir. Uygulanacak göz içi lensinin seçimi planlanan ameliyatın tipine, gözün durumuna göre belirlenir.

Tekrar katarakt oluşma olasılığı var mı?

Hayır, ancak göz içi lensi yerleştirilmesi için bırakılan lens kapsülünde kalan hücrelerin çoğalması ve değişime uğramaları sonrasında kapsülde fibrozis gelişerek matlaşır ve hastanın görmesi azalır. Bu olgularda kapsülün Nd:YAG lazer ile parçalanması sonucu görme tekrar eski seviyesine döner.

Çocukluk dönemi kataraktları erişkin kataraktlarından farklı mıdır?

Evet. Katarakt, görme gelişimini engellediği için pediyatrik oftalmolojide önemli bir problem olarak karşımıza çıkar. Erken tanı ve tedavi, bu olgulardaki görmenin gelişmesi için önemlidir. Prevalansı 1-15/10000 olarak bildirilen çocukluk dönemi kataraktlarının tedavi prensipleri erişkin kataraktlarından farklıdır. Ayrıca, daha sık görülen erişkin kataraktlarından farklı olarak kalıtım (otozonmal dominant geçiş en sık), metabolik bozukluklar (galaktozemi, diyabet, hipokalsemi, Wilson hastalığı), genetik veya kromozomal sendromlar (en sık trizomi 21) ve intrauterin (TORCH) hastalıklar yönünden de değerlendirilmelidir.

Çocukluk dönemide ilk 3 yaş içinde bir göz muayenesinin yapılması çocukluk dönemindeki birçok göz hastalığının tanısında önemlidir. Ülkemiz şartlarında maalesef ki böyle bir zorunluluk yoktur. Ancak, pratisyen veya çocuk hekimlerinin çocukların kontrol muayeneleri sırasında pupilla ve fundus reflelerinin direkt oftalmoskop ile karşıdan kontrolünü yapmaları bu tür olguların tanısında büyük yardım sağlar.

Çocuk kataraktlarının tedavisi farklı mıdır?

Evet. Çocuk kataraktı saptandığında ameliyat bir an önce yapılmalıdır, aksi takdirde ambliyopi (göz tembelliği) oluşturabilir. Çocuk kataraktlarının tedavi şekli çocuğun yaşı ile ilişkilidir. Genellikle 1 yaşın altındaki olgulara göz içi lens takılması tartışmalıdır, gözlük veya kontak lens ile görme rehabilitasyonu yapılır. Bunun nedeni; gözün gelişiminin %80’inin ilk 2 yaş içinde tamamlanması, yani ilk 2 yaş içinde gözün refraksiyon değerlerinde çok büyük değişimler olmasıdır. Çocuğun genel durumu, kataraktın tek veya her iki gözde oluşu da ameliyat kararında etkilidir.

Katarakt Ameliyatı Öncesi Hazırlık

Katarakt cerrahisinden sonra hastaya gözlüksüz rahat bir hayat sağlamak ve hastayı mümkün olan en iyi görmeye ulaştırmak amacıyla yerleştirilecek göz içi lensinin ultrasonik ölçümü yapılır. Bunun için ameliyat öncesinde operasyonda kullanılacak olan göz içi lensinin gücü, doğru bir biçimde hesaplanmalıdır.

Ameliyat bölgesel uygulanan anestezi veya topikal damla anestezisi ile yapıldığı için, genel anestezi ile yapılan ameliyatlarda olduğu gibi bir hazırlık söz konusu değildir, ancak rutin olarak yapılması gereken muayene ve tetkikler ameliyat öncesi mutlaka yapılmalıdır. Hasta ameliyattan 1 saat kadar önce bir sakinleştirici alabilir. Ameliyattan sonra yoğun bir yatak istirahati gerekli değildir. Eğer hasta ameliyat sonrası damla ve pomadlarını evde kendi imkanları ile kullanabilir durumda ise aynı gün taburcu edilir.

Katarakt ameliyatının geciktirilmesi görmeyi nasıl etkiler?

Katarakta bağlı olarak hastanın görmesi gittikçe azalır. Kişi sonunda başkasının yardımına muhtaç hale gelir. Yaşlı hastalarda görmedeki ciddi azalma sokakta karşıdan karşıya geçme konusunda potansiyel bir tehlike oluşturur. Merdiven çıakrken düşüp kol, bacak ya da kalçalarını kırabilirler. Yaşlılardaki kırık iyileşmesi aylarca sürebilir. Bu tür risklerden korumak amacıyla yaşlılara, eğer görmeleri belli bir seviyenin altına düştüyse, ameliyat önerilir.

Katarakt ameliyatı sonrası nelere dikkat etmek gerekir?

  • Hiçbir şekilde ameliyat olunan taraf göz ovuşturulmamalıdır. Hele günümüzde sıkça uygulanan dikişsiz katarakt ameliyatlarında (FAKO) bu çok önemlidir.
  • Başlangıçta geceleri bir göz bandı koruyucu olarak kullanılabilir.
  • Ameliyat olunan taraf gözün üzerine ilk günlerde yatılmamalı.
  • İlk birkaç gün ameliyatlı göz su ve sabun ile temas etmemelidir. Banyo ameliyattan 3-4 gün sonra yapılabilir.
  • Ameliyattan sonra kitap veya gazete okunabilir. Televizyon aşırıya kaçmamak üzere seyredilebilir.
  • Ağır bedeni haereketlerden kaçınmalı, ağır yük kaldırılmamalıdır.

Katarakt ameliyatı sonrasında göz kapatılır mı?

Katarakt cerrahisi yapan hekimlerin yüzde 99’u gözü kapatır. Ameliyattan bir gün sonrasına kadar göz kapalı kalır. 24 saat sonra açılarak ameliyat sonrasındaki ilk kontrol yapılır.

Katarakt ameliyatından sonra neler değişecek?

Ameliyatın ertesi günü görmede belirgin bir düzelme olur. Ancak bazı nedenlerden dolayı görme netliği son halini almış değildir. Uzak görme ve okuma için numarası düşük bir gözlük önerilebilir. Ancak ameliyat sonrası hafif irritasyon bulguları düzenlinceye kadar sabırlı olunmalıdır. Hastanın gözlük gereksinimi yaklaşık 1 ay sonra karşılanmalıdır.

Katarakt ameliyatı olan kişi ne zaman denize, havuza girebilir, banyo yapabilir?

Yüz bölgesine beş gün su, sabun değdirilmemelidir. Bu nedenle banyo yaparken boyundan aşağısı yıkanmalı, saç temizliği için kuaföre gidilmelidir. Katarakt ameliyatı sonrasında gözde sulanma olabilir. Eğer hastada göz sulanması varsa, asla göz kapaklarına dokunulmamalıdır. Yanaklardan aşağı süzülen gözyaşları bir süngerle hafifçe dokunarak silinmelidir. Katarakt ameliyatı geçirenler havuza ve denize, operasyondan en az bir ay sonra girebilirler. Ancak bu süre hastadan hastaya farklılık gösterebilir.

Sonuç olarak:

Katarakt, dışarıdan gelen ışık ve görüntülerin görme merkezine net olarak ulaşabilmesi için; önce korneada, sonra gözün içindeki lens tabakasında (göz merceği) kırılarak retina üzerinde odaklanması gerekmektedir. Göz merceğinin şeffaflığını kaybederek bulanıklaşmasına katarakt denir.

Hastaların ortak şikayeti; bulanık görme, görme azalması ve görme kaybıdır.

Katarakt her yaş grubunda görülebilir. Yeni doğan bebeklerde görülen katarakt türüne doğuştan katarakt, yaşlılarda görülen katarakt türüne ise senil katarakt denilir.

Kataraktı önleyen koruyucu bir ilaç veya diyet yöntemi bilinmemektedir.

Ancak UV ışınlarına karşı güneş gözlüğü kullanımının katarakt gelişimini yavaşlattığı düşünülmektedir.

Cerrahi müdahale katarakt tedavisinin bilinen tek yoludur. Günümüzde katarakt cerrahisinde en yaygın olarak kullanılan yöntem fakoemülsifikasyon (fako)’dur. Bu yöntemde bulanık lens gözden çıkarılır ve yerine kalıcı şeffaf bir suni göz içi lens yerleştirilir.

Fako cihazı; titreşen ses dalgaları yardımıyla kataraktın göz içerisinde eritilmesine, parçacıkların emilerek temizlenmesine ve göz içine mercek yerleştirilmesine imkan sağlar.

Bu cihaz sayesinde tüm işlemler çok küçük bir açıklıktan gerçekleştirildiği için dikiş gerekmez ve iyileşme hızlı olur. Bu da hastanın günlük faaliyetlerine hızla dönmesini sağlar.

Bazı durumlarda katarakt cerrahisi komplikasyonu olarak kornea ödemi gelişebilir.

Hafif ödemler steroid (kortizonlu) göz damlaları ile kolaylıkla tedavi edilebilir.

Ancak bazı durumlarda katarakt cerrahisi komplikasyonu olarak gelişen ve ilaç tedavisine yeterince cevap vermeyen kornea ödemleri gelişebilir.

Görmenin ileri derecede bozulduğu bu tür kornea ödemi vakalarında, medikal tedavi uygulamalarına ek olarak, yapılacak göz egzersizi uygulamaları ödemin çözülmesinde önemli katkılar sağlayabilmekte ve kornea ödemi hızla iyileşmektedir.

Göz egzersiz yönteminin; katarakt oluşumuna sebep olduğu düşünülen göz içi beslenme bozukluğuna bağlı dejenerasyonların önlenmesi, lens ve lensi taşıyan zonüller liflerdeki doku beslenmesinin iyileştirilmesi ve toksik maddelerin uzaklaştırılması suretiyle katarakt oluşuuna karşı önleyici bir tedbir olarak kullanılması da mümkündür.

Kaynaklar

  •  Prof. Dr. Pınar Aydın, Prof. Dr. M. Zeki Bayraktar, “Pratisyen Hekimler İçin Göz Hastalıkları El Kitabı”, Ankara: Nobel Tıp Kitabevleri, 2007. s.109-13.
  • Dr. Turhan Alçelik, “Göz Diyeti: Göz Doktorunuzdan Göz Sağlığınız İçin Altın Öğütler”, İstanbul: Hat Baskı Sanatları, Ocak 2014. s.89-92.
  • Prof. Dr. Kazım Devranoğlu, “Sorular ve Yanıtlarla Göz Hastalıkları: 16 Uzmandan Göz Sağlığına Dair Her Şey”, İstanbul: Sağlık Adası Yayınları, Nisan 2012. s.79-90.
  • Prof. Dr. Pınar Aydın, “Göz Kitabı: Göz Sağlığı Hakkında Her Şey”, Ankara: Arkadaş Yayınevi, 2009. s.159-60.
Anonim

Çağatay Gülümser

Herkese merhaba, ben Çağatay. 2014 yılında Muğla Sıtkı Koçman Üniversitesi Optisyenlik programından mezun oldum. Edirne’de bir optik firmasında mesul müdür olarak görev yapmaktayım. Yazmayı, çizmeyi, video çekmeyi ve teknolojiyi seviyorum.

6 yorum

*

    • Konjenital katarakt, yaşa bağlı olan fizyolojik katarakttan farklı olarak doğuştan gelir.

      Burada vereceğim herhangi bir yanıt yanlış yönlendirmeye sebep olabilir. En kısa zamanda göz hekimine başvurmanı ve gerekli bilgiyi göz hekiminden almanı öneririm.

  • Katarakt muayenemde, ameliyat olmam gerektiği ve ameliyat olmama mani bir durumum olmadığı tesbit edildi. Doktorum Phaco (dikişsiz) tekniği ile mono fokal mercek kullanılmasını ön gördü. Benim sorum şu olacak, cevaplarsanız çok sevinirim. Katarakt muayenesinden sonra uzak ve yakın için doktorumun verdiği gözlük değerleri, şu anda kullanmakta olduğum uzak ve yakın gözlük (güç) değerlerinden daha yüksek. Katarakt ameliyatlarında mercek değerleri normalinden daha yüksek olur mu? Katarakt muayenem doktorum tarafından titizlikle ve dört dörtlük yapıldı. Bu arada yaşım 75, katarakt dışında hiçbir göz rahatsızlığım (göz tansiyonu, glokom gibi) yoktur. Çok teşekkür ederim.

Bizi Takip Edin

Göz sağlığına dair daha çok bilgi için bizi diğer sosyal ağlardan da takip edebilirsin.