Ana Sayfa Göz Sağlığı Merak Edilenler Gözlük Camının Tarihçesi

Gözlük Camının Tarihçesi

Gözlük denildiğinde çoğumuzun aklına mercekli (numaralı) gözlük, güneş, yüzücü, dalgıç gözlüğü vb. gelir. Bu kadar geniş kullanım alanı olan gözlüğün tarihi oldukça eski yıllara dayanmaktadır. Kırma kusurlarının tarih boyunca insanların hayatının kaçınılmaz bir parçası olduğu düşünüldüğünde gözlüğün tarihinin çok eski yıllara dayanması normal karşılanabilir. Gözlüğün keşfi ile ilgili elimizde net bilgiler olmadığından gözlüğün tarihini merceğin ana maddesi olan camın tarihinden itibaren ele almak daha mantıklı olacaktır.

0
PAYLAŞ
renkli gözlük

Doğal cam dünya üzerinde var olan bir maddedir. Doğal cam yüksek sıcaklık üreten yanardağ, şimşek çakması veya meteor düşmesi sonucunda eriyen cam içeriğinin ani soğuması sonucu oluşur. İnsanlar ilk olarak “obsidyen” denilen doğal camla tanışmıştır. Günlük hayatta kullanılan camın tarihi ise bin yıl öncesine dayanmaktadır.

Cam, kum, soda e kireç karışımının yüksek sıcaklıkta eritilmesi ile elde edilir. Bu karışım ile üretilen cam soda camıdır. Soda camı, şişe, pencere camı vb. yapımında kullanılmaktadır. Renkli camlar ise cam karışımına metal tuzları karıştırılarak üretilmektedir.

Suni camın ilk olarak ne zaman ve nasıl üretildiği ile ilgili kesin kanıt bulunmamaktadır. Fakat camın tarihinin 4500 yıl öncesine kadar dayandığı bilinmektedir. Romalı tarihçi Pliny, camı ilk olarak M.Ö. 5000 yıllarında Finikeli denizcilerin bulduğunu söylemektedir. Arkeolojik kazılarda bulunan ve en eski cam örnekleri M.Ö. 5500 yıllarına aittir. Bu örnekler Mısır’da ve Mezopotamya’da bulunmuştur. Son yıllarda yapılan kazılar camın Mısır’dan önce Mezopotamya’nın özellikle Hurri-Mitanni bölgesinde üretildiğini göstermektedir.

Arkeolojik bulgular Mısır’da cam üretiminin geliştiğini göstermektedir. Bu bulgular Mısır’da camın dekorasyon amaçlı kullanıldığını ve cam iplik sarma tekniğinin bilindiğini göstermektedir. Aynı dönemlerde Mısır’a komşu olan Babil’de de cam sanatı oldukça ileriydi. Babillilere ait olan bir kil üzerinde “60 ölçü kum, 180 ölçü alg ve deniz yosunu külü, 5 ölçek güherçile ve 3 ölçü kireçtaşı” yazılı cam reçetesine rastlanmıştır.

Camın ilk üretimi cam kütleleri şeklinde yapılmaktaydı. Kütleler halinde cam üretiminde ilk olarak cam içeriği tahta kalıbın etrafına sarılmakta daha sonra da tahta kalıp çıkarılmaktaydı. Bu şekilde istenilen biçimde cam vazo, bardak vb. yapılabiliyordu. M.Ö. 1200’lerde ise cam açık bir kalıbın üstüne bastırılarak yapılıyordu. Cam yüzyıllarca bu yöntemlerle üretilerek takı, mücevher, yer ve duvar mozaiğinde kullanıldı. Camın kullanım amacının genişlemesi, camın üfleyerek işlenmesinin icadı ile gerçekleşmiştir. M.Ö. 20’de bu yeni cam üretme yönteminin kullanılması endüstriyel bir devrim yaratmıştır. Böylece cam üretimi lüks malzeme üretiminden, endüstriyel malzeme üretimine kaymıştır.

M.Ö. 79’da pencere camının iyi kalitede üretilebildiği bilinmektedir. M.S. 330’da Roma imparatoru Konstantin cam üfleyicilerini Konstanantinopolis’e (İstanbul) göndermiştir. Bu tarihten sonra Bizans cam işçileri renkli cam üretiminde ustalaşmıştır. Cam üretiminin Fransa’ya ulaşması ile birlikte cam çok daha fazla kişi tarafından kullanılmaya başlandı. Avrupa’nın ortaçağı yaşadığı dönemde cam işçiliği İslam Dünyasında da gelişmeye başladı. Daha sonra Venedikliler ile birlikte cam sanatı Avrupa’da tekrar önem kazandı. M.S. 1159’da St. Marcus Katedralinde İncil’i anlatan cam mozaikler ile kaplanmış ve aynalı civa ile sırlanmıştır. 1700’lerde Venedik’te 300 cam mozaik üretim atölyesi olduğu bilinmektedir.

Camın üretiminde devrim niteliğindeki adımlar 1900’lü yıllar ve sonrasında gerçekleşmiştir. Belçika’da Fourcault bir tank içinde camı sürekli çektirdiği bir sistem icat etmiştir. Birinci Dünya Savaşı’ndan sonra Belçikalı mühendis Emil Bicheroux, erimiş camı iki merdane arasından geçirerek tabaka halinde üretmeyi başarmıştır. 1910 yılında Fransız Edouard Benedictus selüloz özellikte bir malzeme ile camı güçlendirmiştir. İngiliz Pilkington kardeşler ise erimiş camı erimiş kalay üzerinde çekmiştir.

Cam günümüzde hala gelişim göstermekte olup soda klasik camı, kurşun camı, borosilikat camı, aliminosilikat camı ve silisyum camı olmak üzere beş farklı türü vardır. Bu cam türleri mutfak eşyası, büyük boyutlu astronomik aynalar, termometre, yanma tüpleri, UV lambaları, mikrop öldürücü özel lambalar, ısıl şoklardan koruma camı, pencere camı, araba camı, kurşun geçirmez cam, gözlük camı olarak birçok alanda kullanılmaktadır.

Günümüzde mineral camlar ağır ve kırılgan olmaları nedeniyle gözlük camı/merceği olarak eskisi kadar çok kullanılmamaktadır. Bu camların yerini mineral merceklere göre daha hafif olan plastik mercekler almıştır. 

Kaynaklar

  • Kandur, U. (2009). Kurşun Geçirmez Cam Üretim Sürecinin İncelenmesi. Trakya Üniversitesi, Fen Bilimleri Enstitüsü Yüksek Lisans Tezi.
  • Akbulut, U. Cam nedir ve ne zaman keşfedildi?
  • Felekoğlu, B., Alternatif yapı malzemeleri. Dokuz Eylül Üniversitesi İnşaat Mühendisliği Bölümü.
  • Aydın, A. Camın ilginç tarihi. Blog Kimyaca.
  • İstanbul Ticaret Odası, İstanbul Düşünce Akademesi (2018). Gözlükçülüğün Tarihsel Gelişimi ve Türkiye’de Optik Sektörü.

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu girin
İsminizi yazınız

*