Ana Sayfa Öne Çıkarılan İçerik Gözlerinizi çizdirmeden önce bir kez daha düşünün

Gözlerinizi çizdirmeden önce bir kez daha düşünün

PAYLAŞ
Almanya’da sürücü ehliyeti almanız için kontrast algılama hassasiyetinizin yeterli bulunması şarttır. Çok sayıda insan bu değerlendirmede başarısız olduğu için ehliyet alamamaktadır.

Lazer cerrahi sonrasında karşıtlık algısının kaybı

Lazer cerrahinin olumsuz sonuçlarından biri kontrast algısının kaybıdır. Bu operasyondan sonra çok sayıda hasta arkadan aydınlatılmış nesnelerin ayrıntılarını seçmekte fazlasıyla zorlandıklarını belirtir. Gördükleri, günbatımının önünde poz vermiş birinin fotoğrafı gibidir. Ya gün batımı ve önünde bir gölge gibi duran kişiyi görürsünüz ya da kişiyi aşırı parlak bir arka planın önünde görürsünüz. Fotoğrafçı bu durumu kişinin üstüne yapay ışık yansıtarak çözer.

Araba kullanırken kontrast algınızı kullanmanız gereken pek çok durumla karşılaşırsınız. Örneğin eğer yan şeritte ters yönden arabaların geldiği bir yoldaysanız ve önünüzdeki kamyonu takip ediyorsanız, kontrastı algılama beceriniz sayesinde hem eğer varsa ikinizin arasında giden bir bisikletliyi hem de önünüzdeki kamyonun karanlıkta silikleşmiş hatlarını fark edebilirsiniz. Lazer cerrahi öncesi doktor-hasta görüşmelerinde genelde sonrasında kontrast algınızda kayıp olabileceğinden bahsedilmez. Çok sayıda hastanın cerrahi işlem sonrasında gece araba kullanmayı tamamen bırakmak zorunda kalması az bilinen bir gerçektir. Tam da bu nedenle ABD ve Kanada’da lazerle göz operasyonu geçirmiş kişilerin gece araç kullanasını engelleyen bir yasa hazırlanmaktadır.

Almanya’da sürücü ehliyeti almanız için kontrast algılama hassasiyetinizin yeterli bulunması şarttır. Çok sayıda insan bu değerlendirmede başarısız olduğu için ehliyet alamamaktadır.

Kontrast nedir?

Baktığımız nesnenin yoğunluğu ile arka planı arasındaki karşıtlığa kontrast denir. Şaşırtıcı bir şekilde, kontrastı ayrımsama yeteneğimiz ışık koşullarına göre farklılık göstermez. Loş ışıklı kapalı bir mekanda ya da günışığının altında açık havada olmamız, beyaz bir giysinin üzerindeki siyah renkli baskıyı nasıl gördüğümüzü pek etkilemez. Kontrastı algılamadaki bu tutarlılık duruma göre duyarlılığın azalmasıyla sağlanır. Muhtemelen okurken bunu deneyimlemişsinizdir. Siyah ve beyaz arasındaki karşıtlık düzeyi bütün ışık koşullarında korunur. Buna karşın, zayıf ışık ufak harflerle yazılmış bir metni okumayı zorlaştırır.

Kontrast oranları farklı yazılar

Görsel sisteminiz görmek istediğiniz nesnelerle arka planı arasında karşıtlık arar. Bu bir kısmıyla şaşılığın bir şekli olan verjansla ilgilidir. Yetersiz ışıkta, alan derinliğiniz (net olarak görebildiğiniz alan) epeyce küçülür. Aynı olgu fotoğraf alanında da söz konusudur. Diyafram açıklığını geniş tutarsanız arka planı net olmayan fotoğraflar elde edersiniz. Fotoğrafladığınız nesne yumuşak bir arka planın önünde durur. Portre fotoğrafçıları genelde bu tekniği kullanarak kişinin yüzünü ön plana çıkarır.

Az ışıkta okuma becerenizi korumak için aydınlatmanın yetersiz olduğu koşullarda ufak harflerle yazılmış yazıları okumayı deneyin. Büyük ihtimalle anneniz sizi az ışıkta okumamanız konusunda uyarmıştır. Yorganın altında cep feneriyle roman okumaya kalkıyorsanız annenizin kesinlikle haklı olduğunu söyleyebilirim. Ancak, farklı ışık koşullarında ufak harfleri okuyabilme becerinizi korumanız da önemli. Dediğim gibi farklı ışık koşullarında küçük puntolu yazıları okumayı denediğinizde harfler ve zemin arasındaki karşıtlığın her durumda aynı düzeyde olmasına rağmen okuma kabiliyetinizin farklılaştığını göreceksiniz.

A ve B kareleri farklı renk gibi görünüyor değil mi? Aslında aynı tonda aynı renk. Bu da beynimizin bize oynadığı küçük bir illüzyon.