Optisyen.info

Göz Acilleri: Göz Kazaları, Delici Cisim, Arı Sokmaları vs.

Göz acilleri ile ilgili olarak bir hekime başvurulmasını gerektiren belirtiler nelerdir?

Gözün ufak ya da büyük acilleri vardır. Bir göz hastalıkları uzmanına acilen başvurmayı gerektiren başlıca durumları şöyle sıralamak mümkündür:

  • Gözde ani kızarma
  • Gözde batma hissi
  • Ağrı
  • Gözde ışık çakmaları
  • Göze yabancı cisim kaçması
  • Delici göz yaralanmaları
  • Göze yakıcı sıvı ya da eriyik kaçması
  • Göz ya da göz çevresini arı veya böcek sokması

Gözde ani kızarma, batma ve ağrı, gözün nispeten daha ufak acilleridir. Ancak gözle ilgili tüm şikayetlerde önemli önemsiz demeden en kısa zamanda göz hastalıkları uzmanına başvurmakta fayda vardır.

Gözde acil durumlara erken ve doğru müdahale yapılmasının nasıl bir önemi vardır?

Küçük bir organ gibi görünmesine rağmen farklı yapısıyla, basit bir görüntüyü alıp işleyen ve bunu yaparken de fiziğin, kimyanın tüm kurallarını uygulayan gözümüz bu kompleks yapısıyla eş oranda birçok bozukluk ve hastalığı davet eder. Bu kadar karmaşık bir organın hastalıklarının da birçok tedaviyi peşi sıra getireceği oldukça açıktır. Gözle ilgili acil durumlarda tedavide geç kalınması ise görme kaybına kadar ilerleyebilir.

Gözdeki ani kızarmanın bir hekime başvurulmasını gerektiren bir belirti olduğunu belirtiniz. Gözdeki ani kızarmalar neden olur?

Kızarma genelde tek gözde olur ve birkaç nedenle ortaya çıkabilir. Hipertansiyon hastalarında tansiyonun yükselmesi gözde kızarma ile kendini belli edebilir. Tıp dilinde ‘subkonjonktival hemoraji’ yani ‘göz beyazında kanama’ denilen bu durum gözün beyazındaki (konjonktiva göz zarı) damarların çatlamasından kaynaklanır. Tansiyonun yükselmesi sonucu göz kıpkırmızı olabilir ancak bu göz için tehlikeli bir durum değildir. Ancak hastanın görme merkezinde de bir çatlama ya da kanama var mı diye bakılması gerekir. Gözün şiddetli bir şekilde kaşınması ya da ovuşturulması da o bölgedeki damarın çatlamasına ve gözün kıpkırmızı olmasına sebep olur. Bu tip kanamalar genellikle iki ,üç hastadan önce geçmez. Hasta hangi ilacı kullanırsa kullansın fayda etmez. Zaman içinde kendiliğinden düzelir. Gözdeki kanamalara nadiren diyabet ve enfeksiyonlar da yol açabilir.

Gözün ufak acilleri arasında ağrı şikayetinin de yer aldığını söylediniz. Ağrı neden olur, gözdeki ağrının bir özelliği var mıdır?

Kişi ya gözüne çok ani bir ağrı girdiğinden yakınır ya da gözünün herhangi bir bölgesinde ağrı hisseder. Ağrı çoğunlukla gözün içindeki damarlarda tıkanıklık olduğunda veya ‘glokom’ da olur. Aslında göz tansiyonu sinsi bir hastalıktır. Eğer kişide ‘kapalı açılı glokom’ var ise, göz tansiyonu aniden yükselir, çok şiddetli ağrı başlar ve görme bulanıklaşır. Şiddetli ağrı, bulantı ve kusma ile kendini belli eden glokom krizinde göz tansiyonunun acilen düşürülmesi gherekir. Eğer bu aşamada müdahale edilmez, acil davranılmazsa sonuç körlüğe kadar gidebilir. Örneğin sağlıklı bir kişide göz tanisoyun 20 mm/hg’nın altındadır. Kriz anında göz tansiyonu 60-70’e kadar yükselebilir. Gözün içindeki sıvı şişerek görme sinirine bası yapar. İşte bu körlüğe zemin hazırlayan, dolayısıyla acil tedavi gerektiren bir durumdur.

Gözdeki batma hissine hangi faktörler yol açabilir?

Batma hissi göze kaçan bir yabancı cismin belirtisi olabilir. Hastalar yolda yürürken birden gözümde batma oldu gibi aniden gelişen bir batma hissini tanımlarlar. Bu tip vakalarda gözün her açılıp kapatıldığında batma hissinin artması da söz konusudur. Göze kaçan bir toz da bu şekilde bir şikayete sebep olabilir. Bazı mesleklerde göze yabancı cisim kaçma riskii yüksektir. Mesela torna tesviyecilerinde göze metal parçaları kaçabilir. Bu tür durumlarda gözde batma hissine ilaveten çok şiddetli kızarma da görülür. Batmanın devam etmemesi ve gözün mikrop kapmaması için yabancı cismin acilen çıkartılması şarttır.

Göze kaçan yabancı cisimler muayenehane şartlarında çıkartılabilir mi ya da bu işlem için bir ameliyathane gerekir mi?

Gözdeki yabancı cisim küçükse genelde muayenehane şartlarında çıkartılır. Eğer büyükse ve göz içine kaçmışsa o zaman ameliyathane şartlarına ihtiyaç duyulur. Lokal anestezik bir damlayla hastanın gözünün hafif uyuşması sağlanır. Biyomikroskop denilen özel bir aletin altında yabancı cisim çıkartılır. Kornea (şeffaf tabaka) üzerinde olan yabancı cisimlerin alınması daha zordur. Kornea üzerine yapışmış bir yabancı cismin kolay kolay çıkarılamayacağı, çıkarılsa bile etraf dokusunda çapak pasının kalabileceği unutulmamalıdır.

Hastanın göz kapaklarında istemsiz bir kasılma (blefarospazm) söz konusuysa öncelikle bu sorun çözülmelidir. Daha sonraki aşamada ışık ile hastanın kornea ve konjonktiva yüzeyi incelenir. Kapak aralığından çapak görülemiyorsa ya da hasta gözlerini çok sıkıyorsa özel bir aletin yardımıyla kapak iyice yukarıya çekilip çıplak göz ya da bir büyüteç vasıtasıyla göze bakılır. Yabancı cisim kapak çukuru (forniks) veya konjonktiva üzerinde ise basınçlı yıkama ya da steril temiz bir pamuk çubukla cisim uzaklaştırılır. Hastada batma şikayetine bağlı olarak gözün istem dışı kasılması devam edebilir. Gözdeki istemsiz kasılmaya yönelik damla tedavisi uygulanır. Kornea epitelinin iyileşmesi için antibiyotikli pomad sürülerek göz 24 saat kapatılır. Yabancı cisim aranmasına rağmen bulunamazsa üst göz kapağı altında olabilir. O takdirde bir pamuk çubukla göz kapağı tersine çevrilerek araştırma yapılmalıdır.

Delici göz yaralanmalarına hangi faktörler yol açar?

Gözdeki delici yaralanmalar büyük acillerin başında gelir. Kazalara, travmalara bağlı olarak delici göz yaralanmaları görülebilir. Trafik kazaları sonucu göze cam batmalarını da bu tip vakalara örnek gösterebiliriz. Soda içerken düşen şikayeti yakalayabilmek için eğilen birinin gözüne betona çarpan şişe kırıklarının girmesi, koşarken düşen bir çocuğun gözlük camının kırılıp gözüne saplanması gibi durumlara da sık rastlanmaktadır. Delici göz yaralanmalarında göz dışarıya çıkabilir. Böyle bir durumda yakında bir eczane varsa steril bir mendille göz kapatılmalı ve acilen bir sağlık kuruluşuna başvurulmalıdır. Göze asla dokunulmamalı, göze bir şey battıysa çıkartmaya çalışılmamalıdır. Aksi takdirde gözün içindeki materyalin dışarı çekilme riski vardır.

Böyle vakalarda deneyim sahibi olmayan hekimlerin yapacağı yanlış bir ameliyat ömür boyu onarılamayacak durumlara neden olabilir. Gözün hangi bölümünde yaralanma varsa vakaların o konudaki uzman hekimine yönlendirilmesi gerekir. Eğer kornea yaralandıysa kornea cerrahi, lens yaralandıysa katarakt cerrahisi konusunda uzman bir hekim vakayı değerlendirmelidir. Retina yaralanmalarının tedavisinde ise hekimin retina hastalıkları konusunda uzmanlaşmış olması önemlidir.

Gözdeki ışık çakmaları neden acil müdahale gerektirebilir? 

Işık çakmaları gözümüzün içindeki retina ve vitreus denilen göz yapılarından oluşur. Gözdeki ışık çakmalarını ikiye ayırmak lazım. Işık çakması yakınmasına karşın görme kaybı olmayan hastalar birinci grubu oluşturur. Diğer grupta ise hem ışık çakmaları, hem de görme kaybı olan hastalar yer alır. İkinci tip ışık çakmaları çoğunlukla şeker hastalarında ya da retina tabakasının kenarlarında yırtıklar olan hastalarda meydana gelir. Görme kaybı ile birlikte olan bu ikinci tip ışık çakmaları daha tehlikelidir. Retina dekolmanının tedavisi cerrahidir. Buna karşın ‘posterior vitre dekolmanı’ (PVD) ise ışık çakmalarına yol açan, ancak görmeyi etkilemeyen bir sorundur. Göz içindeki jelin yapıştığı arka yerden kopup sallanması olarak tanımlanan bu sorun 45 yaşın üstündeki çoğu kişide ortaya çıkar. Önce bir gözde başlar, sonra diğerinde de olur. Kişiler gözlerinin önünde uçuşan ya da örümcek  ağı gibi olan cisimler gördüklerinden yakınır. Bunun nedeni gözün içindeki jelin ilerleyen yaşla birlikte yapışık olduğu arkadaki retina tabakasından ayrılmasıdır. Vitreus jeli yapıştığı yerden ayrılırken kopmaya da neden olduğu için hastalarda ışık çakmaları ortaya çıkar. PVD’ye bağlı ışık çakmaları görmeyi bozmaz. Dolayısıyla gözdeki her ışık çakmasının altında önemli bir şey çıkmayabilir. Ancak gözünde ışık çakması olan birine altta yatan nedeni belirlemek amacıyla mutlaka göz dibi muayenesi yapılmalıdır.

Göze yakıcı sıvı ya da eriyik kaçması durumunda nasıl bir yol izlenmelidir? 

Göze alkali, asit, alüminyum gibi değişik kimyasalların kaçmasına en hızlı davranılması gereken durumlardan biridir. Kimyasalın yapısına bağlı olarak erken veya geç dönemde belirtiler ortaya çıkacaktır. Tedavide gecikilmesi hastanın görmesini kaybetmesine yol açabilir. Limbal kök hücre ve amniyon zarı transplantasyonu ve ardından kornea nakline kadar giden durumlar olabilir. Amniyon zarı transplantasyonunda yeni doğum yapmış bir kadının plasentasından alınan zar, göz saydam tabakası olan koreanın üzerine dikilerek nakledilir. Limbal kök hücreye gelince… Kornea ve konjonktiva, yani göz saydamı ve zarı arasında kök hücreleri vardır. Bunların bulunduğu bölgeye limbus denir. Bu hücreler hayat boyu süreğen bir şekilde gelişir ve göz saydamının yani korneanın gelişmesini, hayatının devamlılığını sağlarlar.

Ancak her koşulda gözde ilk anda muayenede bir belirti olmasa dahi temel tedaviler uygulanmalıdır. Bunların başında tazyikli yıkama gelir. Aksi takdirde geçen sürede hastanın limbal kök hücreleri zarar görecek, buna bağlı olarak ileride korneada opaklaşma, damarlanma gibi problemler gelişecek ve ardından da zorlu ek cerrahilere ihtiyaç duyulacaktır.

Gözü yakıcı sıvıyla temas eden hastanın öncelikle öyküsü dinlenmeli, varsa şikayetleri öğrenilmelidir. Eğer hasta spazm nedeniyle sımsıkı bir şekilde gözlerini kapatıyorsa özel bir alet yardımıyla göz açılmalıdır. Bundan sonraki aşamada lokal anestezi ile uyuşturulan göze bir enjektöre çekilen steril sıvı ile tazyikli yıkama yapılmalıdır. Yıkama işlemi bittikten sonra göz damla ve pomad sürülerek kapatılır. Vakanın durumuna göre diğer tedavilerinde de uygulanması gerekebilir.

Göz ve göz çevresinde arı sokmaları önemli midir?

Arının gözü sokması önemlidir. Çünkü arının iğnesi gözde uyarım yaparak göz sinirleri yoluyla beyne gider. Ancak bu çok rastlanan bir durum değildir. Şahsen meslek hayatımda böyle bir vakayla karşılaşmadım. Göz çevresini arı soktuğunda ise cildin herhangi bir yerine yapılan ilk yardım yöntemleri uygulanmalıdır. Arının soktuğu bölge hemen yıkanmalı, eğer arının iğnesi içerde kaldıysa çıkarılmalıdır. Cilde amonyak sürenler de vardır. Böyel bir uygulamadan kaçınılmalıdır. Ayrıca arının soktuğu bölgede meydana gelebilecek şişliği önlemek amacıyla soğuk pansuman yapılmalıdır. Arıya karşı alerjisi olanlara alerji hapları verilmesi ya da iğnelerin yapılması gerekebilir.

Gözlemlerinize göre gözde kanlanmadan batmaya, ağrıdan travmalara kadar yaşanan acil durumlarda hastalar, hasta yakınları ne tür ilk yardım yanlışları yapıyorlar?

Gözde batma ve kanlanma gibi yakınmalarda dost ahbap tavsiyesiyle ilaç alan pek çok hasta var. Oysa, bu tür ilaçlar mutlaka bir hekim önerisiyle kullanılmalıdır.

Göz kızarıklığı sorunu yaşayan kişiler arasında hekim reçetesi olmadan eczaneden ilaç alma alışkanlığı maalesef çok yaygındır. Göz damarlarını daraltan ve gözdeki kanlanmayı alan bu ilaçların bilinçsizce kullanılması son derece sakıncalı sonuçlar doğurabilir. Göz kanlanması göz tansiyonu gibi bir hastalıktan ya da göze kaçan bir yabancı cisimden kaynaklanabilir. Böyle durumlarda doğru olan öncelikle bir göz hekimine muayene olmaktır.

  •  Sıcak pansuman uygulamasında arpacıkların ya da göz kapağı ameliyatlarından sonra kanamaya bağlı gelişen sertliklerin tedavisinde faydalanılır. Sıcak pansuman uygulaması her hastalıkta geçerli bir yöntem değildir.
  • Ülkemizde çoğu kişi sıcak pansuman çay banyosu şeklinde yapmaktadır. Oysa çayın tedavi edici bir etkisi yoktur. Sadece onun sıcağından yararlanılır. Bu nedenle sıcak pansuman sadece su ile uygulanmalıdır.
  • Göz çevresini arı sokmalarında toprak ya da amonyak sürenler var. Bunlar çok tehlikeli sonuçlar doğurabilir. Amonyak korneaya zarar verip gözü mahvedebilir.
  • Delici yaralanmaya bağlı bir ameliyat gerektiğinde hastanın genel anestezi alacaksa en az 6-8 saat aç olması gerekir. Aksi takdirde ameliyatlarda anesteziye bağlı kusmalar gelişebilir ve bunun akciğere kaçması sonucu ciddi tablolar meydana gelebilir. Ameliyat gerektiren gözün acil durumlarında hasta yakınları paniğe kapılmamalı ve hastalarına cerrahi müdahalede bulunulması için sabırsız davranmamalıdır.
  • Delici göz yaralanmalarda ameliyat ihtimali dikkate alınarak hastalar travmanın geliştiği saatten itibaren hiçbir şey yiyip içmemelidir. Böylelikle ameliyat için bekleme süresi en aza iner.

Gerek gözle ilgili acil durumlar veya göz hastalıklarının tedavisi için önerilen bazı tedaviler nasıl uygulanmalıdır?

Göz hastalıklarının tedavisinde damlalardan, pomad ya da jellerden faydalanılır. Bazı vakalara göz masajı ya da gözyaşı kesesi masajı gerekebilir. İşte bu tür durumlarda yapılması gerekenleri şöyle sıralamak mümkündür:

Göz Damlalarının Damlatılması

Kapak açıldıktan sonra damlanın akacağı ağızlığa steriliteyi bozmamak için temasta bulunulmamalıdır. Hasta başınıa hafifçe geriye doğru atmalı, damla damlatılırken kornea refleksini uyarmamaya ve blefarospazma (gözde istemsiz kasılmaya) neden olmamaya özen gösterilmelidir. İlaç, parmak göze değdirilmeden uygun bir mesafeden damlatılmalıdır. Eğer göz içine düştüyse tek bir damla yeterlidir. Göz üzerine düşen damlanın üçte bir ya da üçte ikisi kadarı bile tedaviyi sağlayacaktır.

Göz Pomadı ya da Jeli Sürülmesi

Göz pomadı ya da göz jeli tedavisi aşağıdaki durumlarda önerilir:

  • Damla tedavisinin yetersiz olduğunun düşünülmesi
  • Gözdeki sorunla ilgili sadece pomad, merhem veya jel şeklinde ürün bulunması
  • Göz kapama tedavisi gerekmesi

Göz pomadı ya da jeli sürmek için baş hafifçe geriye yatırılır. Alt kapak çekilir. Pomad ya da jel, alt kapak içine bir pirinç tanesi kadar sürüldükten sonra kapak bırakılır. Pomadın göz üzerine yayılması için hasta gözünü birkaç kez kırpmalıdır. Ama eğer göz kapaması yapılacaksa alt kapak bırakıldıktan sonra hekim hastaya gözünü açmamasını tembihleyerek gözü bandajlamalıdır.

Göz Masajı

Göze ani saplanan ağrılarda, tek göze ait ani gelen kapaktaki bir kas titremesinde (tetani) göz masajı gerekebilir. Glokom ameliyatı yapılan ve göz içi basıncının yükseldiği tahmin edilen hastalara da göz masajı uygulanabilir. İşaret parmağı kapatılan gözün üzerine konarak yukarı dairesel hareketlerle çok bastırmadan ovalanır. Bir -iki dakikalık ova- lamadan sonra şikayetler azalıyorsa masaja son verilir.

Gözyaşı Kesesi Masajı 

Yeni doğan çocukların bir kısmında gözyaşı yolunun burun içine açıldığı bölgede tıkanıklık olabilir. Binde 5-6 arasında görülen doğumsal gözyaşı kanal tıkanıklığı masaj ile açılma şansına sahiptir. Bebeğin kapak ve korneasına zarar vermeden uygun bir baskı ile masajın gün içinde sık sık tekrarlanması, çapaklı kapakların ılık bir sıvı ile silinmesi, gerektiğinde antibiyotikli damlalardan faydalanılması tedavinin aşamalarındandır.

Gözyaşı yolları tıkanıklığı düşünülen bebeklerde pomad, merhem gibi müstahzarların kullanılması kesede ve gözyaşı yolunun başlangıcındaki ince gözyaşı yolu içinde birikime neden olabilmektedir. Bu sebeple bebeklerde pomad ve merhemlerden kaçınılıp, damla formlarının kullanılması en uygun seçimdir.

Anonim

Çağatay Gülümser

Herkese merhaba, ben Çağatay. 2014 yılında Muğla Sıtkı Koçman Üniversitesi Optisyenlik programından mezun oldum. Edirne’de bir optik firmasında mesul müdür olarak görev yapmaktayım. Yazmayı, çizmeyi, video çekmeyi ve teknolojiyi seviyorum.

Yorum Ekle

*

Bizi Takip Edin

Göz sağlığına dair daha çok bilgi için bizi diğer sosyal ağlardan da takip edebilirsin.