Ana Sayfa Göz Sağlığı Çocuk ve Göz Çocukluk Çağında Göz Sağlığı

Çocukluk Çağında Göz Sağlığı

0
PAYLAŞ

cocukluk-goz-sagligiBizlerin en kıymetli varlıkları olan çocuklarımızın sağlıklı yetişmeleri sosyal ve ekonomik açıdan önemlidir. Ateş, ağlama, iştah azalması ve kusma gibi belirtiler genellikle çocuklardaki bir hastalığın ifadesidir. Göz hastalıklarının belirgin bir bulgusu yoksa çocuklarda tanısı zor olabilir. Ayrıca, çocuklar gözlerinin rahatsız olduğunu özellikle ilk 5 yaş içinde ifade etmezler. Ailelerde çok belirgin bir belirti yoksa çocuklarının göz kontrolünü genellikle yaptırmazlar. Ne yazık ki ülkemizde 0-3 yaş grubundaki çocukların rutin bir göz muayenesi zorunluluğu da yoktur. Ülkemizde çocuklar ilkokula başladıktan sonra ve genellikle öğretmenlerinin talebi ile göz muayenesine gönderilirler. Bu nedenle okul öncesi yaş grubundaki çocukların basit göz kontrollerinin pratisyen, aile veya çocuk hekimlerce yapılması önem kazanmaktadır. Böylece, daha ilerikiyaşlarda görme azalması ile sonuçlanacak bazı göz hastalıkları saptanabilir. Ayrıca, bu çocukların göz tedavilerinin planlanması için aileye yol gösterilmesi veya bu çocukların göz hekimlerine gönderilmesi açısından temel göz kontrollerinin yapılması pratisyen ve aile hekimlerine toplum sağlığı açısından önemli bri sorumluluk yüklemektedir.

Çocuklardaki göz muayenesi erişkinlerdekinden farklı mıdır?
Çocukların göz muayeneleri erişkinlere göre bazı farklılıklar gösterir. Genellikle 10 yaşın altındaki çocuklarda göz muayenesinde sikloplejik ve midriyatik etkili ilaçlar damlatılarak uyumun ortadan kaldırılması ve göz bebeklerinin büyütülmesi amaçlanır. Sonrasında kırma kusurunun tespiti, kırıcı ortamların ve göz dibinin değerlendirilmesi gereklidir. Ancak sikloplejik ve midriyatik ilaçların küçük çocuklarda kullanımı sırasında dikkatli olunmalıdır. Ateş, kan basıncı artışı, aritmi, akut toksik psikoz (davranış değişikleri), yüzde kızarma, paralitik ileus gibi yan etkiler oluşturulabilirler. Bu nedenle özellikle 1 yaşından küçükler ve epilepsili çocuklarda dikkatle kullanılmalıdır. Sonuç olarak, göz hekimlerince yapılacak muayene haricindeki taramalarda bu ilaçları kullanmadan çocuğun göz muayenesi yapılması daha uygundur.

Çocuklarda göz muayenesi ne zaman yapılmalıdır? 
Çocuklarda göz muayenesinin belli bir yaşı yoktur. Göz bozukluğundan şüphelenilen bir çocuk, hangi yaşta olursa olsun muayene edilebilir. Çocuğun muayeneye izin vermediği durumlarda gerekirse uyutucu, sakinleştirici ilaçlar kullanılır. Bunlara rağmen muayene yapılamıyorsa, genel anestezi ile muayene tamamlanır. Göz problemleri açısından yüksek riskli bir çocuksa, öncelikle çocuk göz hastalıklarının tedavisinde deneyimli bir göz hekimine gönderilmelidir. Prematüreler, ailesinde infantil katarakt, retinoblastom, metabolik veya genetik hastalık, gelişme geriliği ve göz anaomalileri ile birliktelik gösteren sistemik hastalık hikayesi bulunan çocuklar göz problemleri açısından yüksek risklidir.

Çocuklardaki görme gelişimi ve göz hastalıklarının belirlenmesi açısından yeni doğan, 6. Ay, 3 ve 6. Yaşlarda göz muayenesinin yaptırılması tavsiye edilebilir. Ancak, çocuğun rutin kontrolleri sırasında yaşı ile uyumlu göz değerlendirmesinin takip eden pratisyen veya aile hekimleri tarafından yapılması ile bazı göz hastalıklarının erken tanınarak tedavisi için göz hekimlerine ulaştırılması toplum sağlığı açısından pratik ve önemli bir tarama yöntemidir.

Üç yaşından küçük çocuklarda görme değerlendirilmesinde “fiksasyon-takip” kontrolü önemlidir. Bu kontrol, çocuğun ilgisini çekebilecek ve fazla büyük olmayan oyuncak veya cisimlere gözleri ile bakması (fiksasyon) ve farklı bakış pozisyonlarında bu cismi takip etmesinin araştırılması ile yapılır. Bu muayene iki göz açıkken ve her bir göz için ayrı ayrı yapılmalıdır. Bunları yapamıyorsa bir görme problemi vardır. Eğer 6 aylık bir çocukta her iki gözde fiksasyon ve takip zayıfsa her iki gözü veya santral sinir sistemini ilgilendiren bir sorun olduğu anlamına gelir ve ileri bir göz değerlendirilmesine ihtiyaç vardır. Üç yaş ve üstü çocukların görme keskinliklerinin değerlendirilmesi de çeşitli eşeller (Snellen, ‘E’ eşelleri, Allen resimleri, vs.) kullanılarak yapılabilir.

Çocukların hiçbir şikayeti olmasa bile 7 yaşına kadar en az bir defa göz muayenesinden geçmiş olmaları gerekir. Bu yaş tercihen 3 olmalıdır.

Çocuk Gözlerinin İlk Basamak Kontrollerinde Neler Yapılmalıdır?

  • Öykü: Çocuğun oyuncaklarına veya televizyona ilgisi, gözlerinde bir anomallik görüp görmedikleri, anne veya babada göz rahatsızlığı varlığı aileye sorulur.
  • Görme Değerlendirilmesi: Üç yaşından küçük çocuklarda “fiksasyon-takip” kontrolü yapılır. Bu muayene sırasında küçük oyuncaklardan yararlanılabilir. Bu muayene her iki göz açıkken ve ayrı ayrı (bir gözün önüne elimizi koyup kapatarak) yapılmalıdır. Üç yaşından büyük çocuklarda ise çeşitli görme eşelleri kullanılarak görme değerlendirilmesi yapılmalıdır.
  • Göz Kapakları ve Kürelerinin Dışarıdan Muayenesi: Bir el feneri ışığı ile kapak, konjonktiva, sklera, kornea ve iris değerlendirilmelidir. Devamlı sulanma veya akıntı göz infeksiyonu, allerji, çocukluk çağı glokomu veya nazolakrimal kanal tıkanıklarını akla getirmelidir. Eğer masaj ve antibiyotikli damlalar ile düzelmeyen bir sulanma ile birlikte gözlerde özellikle kornea çaplarında anormal bir büyüklükten şüpheleniliyorsa çocukluk dönemi glokomları akla gelmelidir. Ayrıca pupillayı örten veya oluşturduğu astigmatizma nedeniyle pupillayı örtmese de ambliyopi riski olan ptozis olguları da göz hekimlerinin değerlendirilmesine gönderilmelidir.
  • Göz Hareketlerinin Değerlendirilmesi: Çocuklarda şaşılık gelişmesi her yaşta görülebilir. Kornea ışık reflesinin (Hirschberg testi) değerlendirilmesi şaşılıkların tanısında yardımcı olabilir. Bu test yaklaşık 35 cm uzaklıktan bir el fenerinin gözlere tutulması ile yapılır ve çocuk bu ışığa bakarken pupillaların ortasında birer adet parlak beyaz ışık yansıması kornea üzerinde görülür. Eğer iki gözde de ışık yansıması pupillaların ortasına düşmüyorsa şaşılıktan şüphelenilmelidir. Ancak, ışık reflesinin her iki gözde de pupillanın ortasına düştüğü ve herhangi bir şaşılığın bulunmadığı, sıklıkla göz kapaklarındak epikantal katlantıların burun köküne geniş gösterdiği “yalancı şaşılık” olguları ayırt edilmelidir. Şaşılığın nedenleri arasında orbita, göz veya kafa içi tümörlerinin de bulunabileceği unutulmamalıdır. Göz hareketlerinin el feneri ile değerlendirilmesi sırasında nistagmus varlığına da dikkat edilmelidir.
  • Pupilla Muayenesi: Pupillalar aynı büyüklükte, yuvarlak olmalı ve her iki gözde de ışığa reaksiyon göstermelidir. Pupilla çapları arasında 1 mm’den fazla fark varsa ciddi nörolojik hastalık belirtisi olabilir. (Horner sendromu, 3. Kafa çifti felci) ve araştırılmalıdır. Pupillanın ışık reaksiyonu yavaş veya zayıfsa, retina veya optik sinir patolojileri düşünülmelidir.
  • Kırmızı Refle Kontrolü: Bu test görme eksenindeki opasitelerin (kornea bozuklukları, katarakt, retina dekolmanı veya retinoblastoma) saptanmasında önemlidir. Bu test pupillanın maksimum genişlemesini sağlamak için karanlık bir ortamda yapılmalıdır. Direkt oftalmoskopun ışığı, yaklaşık bir kol boyu uzaklıktan her iki göze doğru tutulur ve hekim aynı anda oftalmoskoptan her iki gözün fundus reflesini görür. Bu refle parlak kırmızımsı ve iki gözde eşit olmalıdır. Bu refle içinde siyah notakalrın (kornea opasitesi, katarak) bulunması, soluk (kırma kusuru, retina dekolmanı, katarakt), beyaz (retinoblastoma) olması bu çocukların ielri değerlendirmeye gönderilmesi için önemlidir.)
  • Oftalmoskopi: Üç yaş üzerindeki çocuklarda yapılması daha kolaydır.

Çocuklarda Hangi Belirtiler Göz Sağlığı Açısından Önemlidir?
Çocukluk döneminde görmenin gelişmesine birçok faktör etkilidir. Ancak, çocuğu takip eden hekim aşağıdaki belirti ve bulgulardan herhangi birisini hastası, kendi veya yakınlarının çocuğunda görüyorsa o çocuğu mutlaka bir göz hekimine sevk ederek detaylı bir göz muayenesini sağlamalıdır.

  • Göz bebeklerinden herhangi birisinde beyaz bir görüntü (lökokori) varsa: Bu bulgu çocuklarda da görülebilen bir katarakt belirtisi olabileceği gibi yaşamı tehdit eden retinoblastoma gibi bir göz içi tümörünün belirtisi de olabilir. Acilen sevk edilmelidir.
  • Herhangi bir göz kapağında şişlik, düşme ve kızarıklık varsa: Basit bir blefarit veya alerjik konjonktivit belirtisi olabileceği gibi preseptal veya orbital selülit gibi ciddi bir göz çevresi infeksiyonu belirtisi de olabilir. İleride menenjit veya sepsis gibi ciddi tablolara neden olabilir. Eğer alerjik kökenli ise genellikle çift taraflıdır ve beraberinde kaşıntı olabilir. Preseptal veya orbital selülit ise enflamasyon belirtileri yanında kan tablosunda da değişiklikler görülebilir. Eğer orbital selülit ise sistemik antibiyotik tedavisi ve hospitalizasyon gerekir.
  • Gözleri normalden büyükse: Çocukluk dönemi glokomu (göz içi basıncı yüksekliği) belirtisidir. Bir veya iki göz sadece glokom nedeniyle normalden büyük gözükebileceği gibi bazen asıl neden bir göz içi tümörü veya üveit olabilir. Acilen sevk edilmelidir.
  • Çocuğunuzun başı bir tarafa eğik ise: Bebekte göz hareketlerinin bozukluklarına bağlı olarak baş pozisyonları gelişebilir. Yani baş pozisyonu varlığı, bir şaşılık veya göz kayması olabilir. Çocuk karşıya bakarken başını sağa veya sola eğebilir. Yüzünü bir tarafa çevirebilir, çenesi yukarıda veya aşağıda bir baş pozisyonu geliştirilebilir. Baş veya yüz pozisyonunun gelişmesinin nedeni; tek görmeyi sağlamak ve her iki gözü kullanabilmektir. Bu durum bazen ortopedik bir problem sanılabilir. Baş veya yüz pozisyonu olan bebeklerde mutlaka bir göz muayenesinin yapılması gereklidir. Acilen sevk edilmelidir.
  • Ailesinde göz rahatsızlığı ve kalın gözlükler kullanan varsa: Özellikle anne veya babada yüksek numaralı gözlük kullanımı söz konusu ise çocuklarında da göz bozukluğu riski vardır. Çocuklar yakın ile daha çok ilgilendikleri için miyopinin ambliyopi (görme tembelliği) geliştirme şansı daha düşüktür. Ancak hipermetropi ve 1,5 diyoptriden fazla astigmatizmanın ambliyopi geliştirme riski daha fazladır. Eğer göz bozukluğu ile birlikte kayma da varsa bu çocuklar daha dikkatli takip edilmelidir. Göz bozukluğundan kuşkulanılan çocuklar göz hekimlerince değerlendirilmelidir. Sevk edilmelidir.
  • Gözlerinde içe veya dışa kayma varsa: Gözlerdeki kayma (diğer adıyla şaşılık) çocuğun görmesini, meslek seçimini ve sosyal ilişkilerini etkileyebilecek bir bulgu olup ihmal edilmemelidir. Şaşılık, iki gözün farklı yönlere bakmasıdır. Gözlerden bir tanesi tam karşıya bakarken diğerinin içe, dışarı, yukarı ya da aşağı bakmasıdır. Her yaşta ortaya çıkabilir. Nedeni tam olarak bilinmemektedir. Sadece gözlük bozukluğuna bağlı olarak oluşabileceği gibi doğumsal beyin hasarları, mongolizm, beyin tümörleri, katarakt, göz yaralanmaları veya tümörleri şaşılığa neden olabilir. Bazen de orbita hacminin darlığı, yapısal olarak gözün bazı kaslarındaki bozukluklar sonucu şaşılık gelişebilir.Şaşılık tedavisinde amaç; görmenin korunması ve gözlerin tekrar orta konuma getirilmesidir. Bu amaçla; çocuklarda gözlük, göz egzersizleri, göz tembelliği için kapama tedavileri uygulanır. Gerekli olgularda göz dışı kaslarına ameliyat yapılır.

    Şaşılık sadece kozmetik bir sorun değildir. Çocuğun görmesini de etkileyerek “Görme Tembelliği (ambliyopi)” gelişmesine neden olabilir. Çocuklarda sağlıklı bir görme seviyesi, her iki göz normal pozisyonda durduğu ve her iki göze eşit netlikte uyaran geldiği zaman gelişir. Görme tembelliği, erken çocukluk döneminde bir gözde normal görmenin gelişmemesine bağlı görme kaybıdır. Topluda %2-3 sıklıkla görülür. En sık nedenleri; şaşılık, gözlük bozuklukları (miyopi, hipermetropi, astigmatizma) nadiren de çocuklarda gözüken katarakttır.

    Göz tembelliği, iyi gören gözün belirli sürelerle kapatılmasıyla tedavisi edilir. Erken tanı konulmuş olan hastalarda ambliyopi başarıyla tedavi edilebilir. Tedaviye ne kadar geç başlanılırsa başarı şansı da o kadar azdır. Bu nedenle çocukların erken göz kontrolleri şarttır. Unutmayın! Göz tembelliğinin tedavisinin başarısı, tembelliğin ciddiyetine ve erken tedaviye başlaması ile ilişkilidir. Sevk edilmelidir.

  • Gözlerinde sürekli sulanma, çapaklanma ve kızarıklık varsa: Erken çocukluk döneminde sık görülen ve tedavi ile düzelebilen “göz yaşı kanallarının tıkanıklığı” ilk bir yaşta sıktır. Genellikle birinci aydan sonra başlar. Göz yaşının dışarı akması (epifora) ve zaman zaman çapaklanma ile belirti verir. Bu durum genellikle geçicidir. Uygun damla ve masaj ile %90 oranında düzelebilir. Tedavinin başarısı çocuğun göz hekimine başvuru yaşı ile orantılı olarak değişmektedir. Göz yaşı kanalındaki tıkanıklık 1 yaşına kadar düzelmez ise sonda uygulaması ile çözümlenebilir. Sonda uygulamasına rağmen düzelmeyen hastalarda ameliyat gerekebilir. Ayrıca yenidoğan bebeklerde ilk bir aylık dönemde gözde kızarma, çapaklanma, sulanma yapan ve tıbbi tedavi ile düzelebilen, nadiren ciddi görme problemlerine yol açabilen “konjonktivit” tabloları da unutulmamalıdır. Doğuştan itibaren olan çapaklanmalar gözü tehdit edebilen infeksiyon hastalıklarına bağlı olabileceği için mutlaka göz hekimince görülmelidir. Göz sulanmasının yanında ışıktan rahatsız olma ve gözlerin biri veya her ikisinin normalden büyük olmasının çocuklarda “glokom” belirtisi olabileceği de unutulmamalıdır.
  • Gözlerinde sürekli titreme varsa: Göz kaymaları bazen sadece basit bir şaşılıktan fazlası olabilir. Sürekli ve ritmik hareketlerle bir gözün kayması görmenin o gözde daha az olduğunun belirtisi olabilir. “Nistagmus” adı verilen bu göz titremeleri genellikle her iki gözde görülür. Titremeler zamanla düzelebileceği gibi kalıcı da olabilir. Tedavide görmesi az olan bebeklerde iyi bir görme rehabilitasyonu gereklidir.
  • Göz bebekleri yuvarlak değilse: Bir veya her iki gözde görülebilen ve “kolobom” ismi verilen bu durum gözün bir gelişme bozukluğu sonucudur. Sadece gözün rengini veren renkli kısmında olabileceği gibi iç tabakaları da etkileyebilir. Çok ileri seviyelerde ise optik sinir ve makülayı da içine alarak görmeyi olumsuz etkiler Bazı nörolojik bozukluklarla birliktelik gösterebilir. Görmesi az olan bebeklerde iyi bir görme rehabilitasyonu gereklidir.
  • Göz bebekleri aynı büyüklükte değilse: Bu durum tamamen normal olabileceği gibi bazı ciddi hastalıkların (Horner sendromu, 3. Kafa çifti felci) bir belirtisi olarak da karşımıza çıkabilir. Mutlaka bir göz hekimi tarafından kontrol edilip ayırıcı tanı yapılmalıdır. Acilen sevk edilmelidir.
  • Bebek prematüre ise: Prematüre retinopatisi, erken doğan bebeklerin gözlerinde gelişebilen ve görmeyi tehdit eden önemli sağlık sorunlarından birisidir. Prematüre doğan bebeklerde gelişen retina hastalıklarının teşhis ve tedavisinde konunun uzmanı göz ve çocuk hekimleri çok önemli rol oynarlar. Bebeklerin gözlerindeki damar sistemlerinin gelişimi anne karnında başlar ve doğuncaya kadar devam eder. Erken doğumlarda ise bu gelişme süreci tamamlanamaz. Erken doğan bebeklerde doğum haftası ile orantılı olarak bu damarların gelişimi doğduktan sonra da devam eder. İşte bu damar gelişimi çeşitli faktörler nedeniyle tam olamaz veya anormal olur ise bebeğin gözünün retina tabakası sağlıklı gelişemez ve körlüğe kadar gidebilecek bir durumun gelişmesi söz konusu olabilir. Bu nedenle erken doğan bebeklerin mutlaka göz doktoru kontrolünden geçmesi gerekmektedir. Bu tablonun tedavisinde laser, dondurma veya diğer bazı cerrahi yöntemler uygulanmaktadır.Ayrıca, prematüre çocuklarda bu olumsuz tablo oluşmasa da normal çocuklara göre ileriki yaşlarda da daha sık göz rahatsızlığı görülebileceği için tüm yaşantılar boyunca göz doktoru denetiminde olmalıdırlar.

Unutmayınız! Düşük doğum ağırlıklı (1500 gr altında) ve 35 haftadan küçük doğumlu prematüre bebekler, doğumdan itibaren 4-6 hafta içerisinde mutlaka göz muayenesi yaptırılmalıdır. Acilen sevk edilmelidir.

Kaynaklar
  •  Doç. Dr. Fatih Mehmet Mutlu, Prof. Dr. Halil İbrahim Altınsoy, “Pratisyen Hekimler İçin Göz Hastalıkları El Kitabı”, Ankara: Nobel Tıp Kitabevi, 2007. 133-42.
  • American Academy of Pediatrics, Committee on Practice and Ambulatory Medicine and Section on Ophthalmology. Eye examination in infants, and young adults by pediatricians. Pediatrics 2003; 111: 902-907.
  • American Academy of Ophthalmology, Basic and Clinical Science Course. Section 6: Pediatric Ophthalmology and Strabismus. Part II: Pediatric Ophthalmology. San Francisco, CA. 200, 191-417.
  • Öğüt MS, Bozkurt N, Özek E, Birgen H, Kazokoğlu H, Öğüt M. Effects and side effects of mydriatic eye drops in neonates Eur J Ophthalmol 1996; 6:192-196.
  • Sheldrick JH, Vernon SA, Wilson A: Study of diagnostic accord between general practitioners and an opthalmologist. BMJ 1992; 1096-98
  • Sheldrick JH, Wilson A, Vernon SA: Management of ophthalmic disesase in general practice. Br J Gen Pract 1993, 43; 459-62.
  • Stout AU, Wright KW. Pediatric eye examination. İçinde: Pediatric Ophthalmology and Strabismus. Editörler: Wright KW. Mosby, St Louis, MO. 1995; 63-72

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu girin
İsminizi yazınız

*