Ana Sayfa Öne Çıkarılan İçerik Çağımızın Hastalığı: Göz Kuruluğu

Çağımızın Hastalığı: Göz Kuruluğu

PAYLAŞ

Eminim bu yazıyı gördüğünüzde, sizde böyle bir sorun olmadığını, kuru gözlü olmadığınızı aksine sulu gözlü olduğunuzu söyleyeceksiniz. Duygulu filmlerde, yakınlarınızın düğünlerinde, mezuniyet törenlerinde hatta her İstiklal Marşı söylendiğinde gözlerinizin dolduğunu, belki de ağladığınızı anlatacaksınız bana. İnanın, gözleri sık yaşardığı veya ağladığı için yanında işlemeli mendil taşıyanlarda bile kuru göz hastalığı olabilir.

Gözyaşı sevinçten ya da üzüntüden ağladığımızda duygularımızı dışa yansıtır. Peki, gözyaşı anatomik olarak ne işe yarar?
Gözyaşı içindeki maddeler nedeniyle gözümüzü dış etkenlerden, enfeksiyonlardan korur. Göz yüzeyinin kurumasını engeller. Ayrıca bir tür optik görevi görerek net görmemize katkıda bulunur.

Göz kuruluğu nedir?
Göz kuruluğu, gözyaşının düzgün ya da yeteri kadar üretilmediği durumlarda yaşadığımız bir sorundur. Gözyaşı aslında iki şekilde üretilir. Bunlardan biri sürekli üretilen normal gözyaşıdır. Diğeri ise gözümüze bir şey battığında, gözümüz tahriş olduğunda ya da ağladığımızda ortaya çıkan refleks gözyaşıdır. Refleks gözyaşının içeriği biraz daha farklıdır.

Göz kuruluğunun belirtileri nelerdir?
Göz kuruluğuna bağlı başlıca belirtileri şöyle sıralamak mümkün:

  • Gözde yabancı cisim hissi
  • Gözde batma, yanma
  • Gözde kaşıntı hissi
  • Göz sulanması

Bir kişide batma, yanma gibi yakınmalardan sonra gözde sulanma görülmesi refleks gözyaşı sınıfına girer. Tezat gibi görünse de aslında bu da bir göz kuruluğu belirtisidir.

Kuru göz kadınlarda mı, erkeklerde mi daha çok görülür?
Kuru göz erkeklere kıyasla kadınlarda daha sık görülen bir hastalıktır. Özellikle menopoz dönemdeki kadınlar arasında yaygındır. Günümüzde kontak lens kullanımının yaygınlığına bağlı olarak giderek artan sayıda erkekte ve gençte de göz kuruluğuna rastlanmaktadır. Kuru göz için çağımızın göz hastalığı demek yanlış olmaz.

Göz kuruluğunun nedenleri nelerdir? Göz kuruluğu oluşumunda bazı hastalıkların ya da ilaçların etkisi var mıdır?
Gözyaşı yağ, su ve mukustan oluşur. İdealde bu üç maddenin düzgün oranlarda olması gerekir. Gözyaşının yüzde %98’i sudur. En üst katı yağ, göze yakın kısmı da mukustan meydana gelir. İlerleyen yaşla birlikte tüm vücudumuzda olduğu gibi gözyaşındaki yağ oranında da azalma olur. Bu durum gözyaşının korunamamasına ve dış etkenlere maruz kalınca daha çabuk buharlaşmasına neden olur. Yaşlanma faktörünün de etkisiyle söz konusu mekanizmadaki sorun batma, yanma gibi yakınmalarla ortaya çıkan göz kuruluğuna neden olur. Gözyaşının üretim aşamalarındaki problemler önemli bir risk faktörüdür.

Kuru gözün bir diğer nedeni de, gözyaşı bezinin kendi hastalıklarıdır. Bunlar arasında gözyaşı bezinin olmamasını (aplazi) ya da gözyaşı bezindeki bir takım kusurları, eksikleri sayabiliriz. Ayrıca gözyaşına katkıda bulunan kapak kenarındaki bezlerin hastalıkları da göz kuruluğuna zemin hazırlayabilir. Örneğin meibomion bezinin hastalıkları kuru göz oluşumda rol oynar.

Depresyon ilaçları kuru göz yapabilir!
Bazı hastalıklar da göz kuruluğuna sebep olabilir. Artrit, sjögren sendromu, lupus (SL hastalığı), lösemiler, steven Johnson sendromu gibi hastalıklar gözyaşı bezlerini etkileyerek gözyaşı yapımını azaltabilir. Göz kuruluğu ile ilaçlar arasında da ilişki vardır. Akne ve depresyon tedavisinde kullanılan bazı ilaçlara bağlı olarak göz kuruluğu gelişebilir. Genel olarak oküler yüzey hastalıkları kuru gözle bağlantılı olabilir. Oküler yüzey hastalıkları konjunktiva ve bezlerinin; göz kapağı ve bezlerinin veya korneanın yapı ve fonksiyon bozukluklarında ortaya çıkan hastalıklardır. Bunlar blefaritler, kontak lense bağlı gözyaşı bozuklukları, kırpma ve göz kapağı anatomik bozuklukları, ortama bağlı gözyaşı buharlaşma bozuklukları, konjunktivaşalasis, alerjik ve kronik konjunktivitler, keratokonjonktivitler, refraktif cerrahi sonrası oküler yüzey bozuklukları olarak sayılabilir.

Kuru gözün bir diğer nedeni de, kimyasal ve ısı yanıklarının gözyaşının niteliğini değiştirebilmesidir. Bu tür yanıkları daha çok iş kazaları ve ev kazalarında görüyoruz. Gözyaşına katkıda bulunan bezleri etkileyen yanıklarda, kapak deformitelerinde ve kapağın düzgün kapanmasını etkileyen durumlarda göz kuruluğu gelişir. Gözlük numaralarını düzeltmek için göze uygulanan lazer tedavisi öncesinde de korneada bir kesi yapılarak flep oluşturulur. Bu kesi sırasında gözün refleks gözyaşı üretmesi için sinyal gönderen sinirler hasar görür. O yüzden göz kuruluğu oluşabilir. Ancak bu geçici bir durumdur. Birkaç ay içinde iyileşir.

Göz yüzeyindeki duyu kaybına bağlı refleks azalmaları da gözyaşını azaltarak göz kuruluğu yapabilir. Mesela sağlıklı bir göze bir şey kaçtığında sulanır. Bu refleks gözyaşıdır. Eğer yüzeyde hassasiyetinde bir bozukluk söz konusuysa ve duyu kaybı varsa refleks gözyaşının azalması kaçınılmazdır.

Göz kuruluğunun önemi nedir?
Gözyaşının görevi gözümüzü enfeksiyonlardan, yüzey hasarlarından korumaktır. Gözyaşıyla ilgili bir problem enfeksiyon riskini arttırabilir. Yüzey tahrişine bağlı olarak kornea enfeksiyonları gelişebilir. Karşılaşılabilecek bir diğer sorun ise bulanık görmedir. Bunun da nedeni gözyaşının oküler optik görevi görmesidir.

Gözyaşının doğal yapısı nedir?
Gözyaşının üç katmanı vardır:

  • Göze en yakın olan, yumuşak sümüksü katmandır.
  • Ortada, sulu katman bulunur.
  • En dışta, yağlı katman yer alır.

Böylece, yağlı katman sulu katmandaki suyun buharlaşmasını engeller ve sümüksü katman da gözün ön kısmının yumuşak kalmasını sağlar.

Gözyaşı azalırsa ne olur?
Gözün üç katmanından herhangi birinde eksiklik olduğunda, beyne “gözde kuruma var, acil durum!” mesajı gider, beyin de “eh o zaman, biraz muslukları açın bakalım” emri gönderir. Musluklar açılınca meydana gelen gözyaşı, her üç katmanı içermediği için biraz gözü yakabilir. Acı gözyaşı olabilir. İşte bu yüzden gözyaşı az olanlarda bol sulanma olabilir ama bu sulanma rahatlatıcı değil, rahatsızlık vericidir.

Göz kuruluğu olanlar nelere dikkat etmeli?
Kuru göz hastaları özellikle hekimlerinin verdiği tedaviyi düzgün uygulamalı. Bunun dışında bazı çevresel faktörlerin göz kuruluğunu tetikleyebileceği unutulmamalı. Kuru göze neden olan çevresel faktörleri sıralayabiliriz:

  • Klimalı ortamlar göz kuruluğunu arttırabilir. Bu nedenle otomobilde, evde ya da ofiste klimalı ortamlardan mümkün olduğunca uzak durulmalı. Önlem olarak zaman zaman pencereler açılmalı, hava nemlendiricileri kullanılmalı, masada veya etrafta sulanabilecek bitkiler bulundurulmamalı.
  • Çok uzun süre televizyon seyretmek, bilgisayar karşısında çalışmak ya da oyun oynamak gibi alışkanlıkların göz kuruluğunu fazlalaştırabildiği dikkate alınmalı.
  • Mesleği ya da eğitimi gereği uzun süre bilgisayar başında çalışmak zorunda kalan hastalar, takviye suni gözyaşları kullanabilir. Ancak bu ilaçların mutlaka bir hekim tarafından önerilmesi gerekir. Suni gözyaşları bilinçsizce alınmamalıdır.
  • Bilgisayarda çalışmaya zaman zaman ara verilmesi iyi olur. Kuru göz sorunu olan kişiler 30-45 dakikada bir bilgisayarda çalışmayı bırakıp gözlerini dinlendirmeli. Bilgisayar ekranının göz seviyesinin altında olmasına dikkat edilmeli.
  • Göz kapaklarına zaman zaman masaj yapılabilir. Bu göz kapağı bezlerinden mukus salınımını arttıracaktır.

Sigara ve kuru göz ilişkisi nasıldır?
Sigara dumanı gözyaşının çabucak kurumasına neden olur. Sürekli sigara dumanıyla karşılaşan bir gözde devamlı kuruma olacağı için beyne giden “gözde kuruma var, acil durum!” mesajı, beyinde “eh, o zaman biraz muslukları açın bakalım” emri çıkarır. Musluklar açılınca meydana gelen gözyaşı her üç katmanı içermediği için biraz gözü yakabilir. Acı gözyaşı halinde olabilir. Fazla gözyaşını sağlamak için beyin bir de gözdeki kanlanmayı arttırmayı dener, bu amaçla göz çevresindeki damarlara daha çok kan gönderir, bu kanı taşımak için damarlar genişler ve gözler kızarık görünür.  

Bir kişiye göz kuruluğu teşhisi nasıl konur? Hangi tetkikler yapılır?
Teşhiste hastanın öyküsü çok önemlidir. Hastanın şikayetleri, genel sağlık durumu, tedavi gördüğü hastalıklar, kullandığı ilaçlar sorgulanır. Teşhis için hastada kuru göz şüphesinin muayene bulgularıyla desteklenmesi gerekir. Göz muayenesi dışında hastalara bazı testler uygulanır. Bunlardan biride schimer testidir. Schimer testinde gözyaşının varlığı değerlendirilir. Göz yaşının ne kadar olduğuna, göre koyulan küçük kağıtların ne kadar ıslandığına bakılır. Bunların ne kadar sürede ve ne miktarda ıslandığı önemli bir kriterdir.

Tanıda kullanılan bir diğer yöntem ise gözyaşı kırılma zamanıdır. Bu yöntemde gözyaşının belli bir zaman yüzeyinde kalıp kalmadığı analiz edilir. Ayrıca bazı boyama yöntemleriyle hastalarda kuruyan, dökülen yüzey materyale bakılır. Teşhis için başvurulan, ancak çok sık kullanılmayan daha ileri testler de vardır. Bunlardan biri de gözyaşının ozmolaritesinin ölçümüdür. Bu yöntemde gözyaşındaki yağ, su oranı arasında bir farklılık olup olmadığına bakılır. Yapılan muayene ve tetkik işlemleri sonrasında hastada göz kuruluğunun sınıflaması yapılır. Gözdeki kuruluğun az mı, çok mu, yoksa orta seviyede mi olduğunu saptanır. Ortaya çıkacak sonuca göre de tedavi düzenlenir.

Göz kuruluğunun karıştırıldığı bazı hastalıklar var mı?
Göz kuruluğunda irritasyona, batmaya, yanmaya bağlı olarak gözde kızarıklık olabilir. Ancak kırmızı göz sadece kuru göze ait bir belirti değildir. Kırmızı göz denilen tabloya yol açan yüzlerce hastalık vardır. Bakteriyel konjonktivitlerden alerjik durumlara ve üveite kadar pek çok hastalık gözde kızarıklık ile kendini belli edebilir. Ayrıca tanı için göz kuruluğu dışındaki bu hastalıkların ekarte edilmesi gerekir.

Göz kuruluğu nasıl tedavi edilir?
Kuru göz hastalarına öncelikle yerine koyma tedavisi uygulanır. Suni gözyaşları ve jellerle göz yüzeyini ıslatmaya yönelik tedaviler verilir. Bunlar çoğu zaman az ya da orta derecedeki basit göz kuruluğunda yeterli olur. Daha ileri durumlarda ‘punktum tıkacı’ denilen bir yöntem gündeme gelir. Bu yöntemle gözyaşı kanalına tıkaç takılarak gözyaşının kanala akması engellenir. Böylelikle gözyaşının gözde daha uzun süre kalması hedeflenir. Hastalığın şiddetine göre söz konusu tedavi kalıcı ya da geçici olabilir. Punktum tıkacı aslında poliklinik şartlarında yapılır. Tedavinin kalıcı olması isteniyorsa lazerden faydalanmak ve işlemi ameliyathanede yapmak gerekebilir.

Sistemik bir hastalıktan kaynaklanan göz kuruluğunda ise o hastalığa tedaviler ön plana çıkar. Enflamasyona bağlı göz kuruluğu vakalarında başta kortizon olmak üzere bağışıklık sistemini baskılayan damlalar gündeme gelir. Bundaki amaç gözyaşının daha iyi ve daha çok üretilmesine yardımcı olmaktır. Tabii tüm bunlara ilaveten tedavinin başarısı için hastanın içinde bulunduğu çevresel faktörler de iyileştirilmelidir.

Suni gözyaşı nedir, kimlere önerilir?
Suni gözyaşı stabil gözyaşı tabakası oluşturmak için kullanılan bir ajandır. Kuru göz hastalarında ilk basamak tedavi olarak önerilir. Bazı suni gözyaşları koruyucu madde içerir. Günümüzde koruyucu madde içermeyen suni gözyaşları daha çok tercih edilmektedir. Çünkü suni gözyaşlarındaki koruyucu maddeler alerjik reaksiyonlara neden olabilmekte ve dolayısıyla kuru göz tablosunu arttırabilmektedir.

Kuru göz tedavisinde uygulanan damlaların kullanımında nelere dikkat edilmelidir?
Suni gözyaşının tedavi edici etkisi yoktur. Yerine koyma görevi gördükleri için hekimin önerdiği şekilde düzenli damlatılmaları son derece önemlidir. Suni gözyaşlarını bir süre kullandıktan sonra ‘artık rahatladım’ diye bırakanlarda aynı şikayetler geri gelir. Kortizonun ve bağışıklık sistemini baskılayan diğer damlaların kullanım şekliyle ilgili olarak mutlaka göz hekiminin reçetesine uyulmalıdır. Bu tür damlalarla tedavi görenler herhangi bir yakınma ortaya çıkması halinde göz doktorlarını hemen bilgilendirmelidir.

Kuru göz tedavisi ne kadar sürer?
Kuru göz kalıcı bir durumdur. Dolayısıyla tedavi ömür boyu sürebilir. Ancak gençlerde kontak lens kullanımına ya da alerjik reaksiyonlara bağlı gelişen göz kuruluğu tetikleyici faktörler ortadan kalktığında iyileşebilir. Yaşlılarda ise kesin bir iyileşme beklenemez. Bu yüzden tedavinin düzenli olması gerekir.

Kuru göz sorunu olanlar gözlüklerden kurtulmak amacıyla lazerle ameliyat olabilir mi?
Kuru göz hastalarına lazer ameliyatı önerilmez. Çünkü lazerin kendisi kuru gözü tetikleyen bir durumdur. O yüzden göz kuruluğu lazer ameliyatına engel teşkil eder.

Peki, göz kuruluğu kontak lens kullanmaya engel midir?
Evet, kontak lensin kendisi kuru göze sebep olan bir faktördür. Göz kuruluğu olan bir hasta kontak lens kullanmaya başladığında göze batma, yanma, huzursuzluk gibi yakınmaları daha da artacaktır. Bu yakınmaları gören çoğu kuru göz hastası zaten kontak lens kullanılmayacağını fark eder.

Kaynaklar

  • Prof. Dr. Pınar Aydın, “Göz Kitabı: Göz Sağlığı Hakkında Her Şey”, Ankara: Arkadaş Yayınevi, 2009. s.135-46.
  • Op. Dr. Serpil Parmaksız, “Sorular ve Yanıtlarla Göz Hastalıkları: 16 Uzmandan Göz Sağlığına Dair Her Şey”, İstanbul: Sağlık Adası Yayınları, Nisan 2012. s. 299-305.
  • Hasan

    Bence yeterli sekilde aciklamamissiniz bir cok sey daha eklenebilir bir de spesifik degil cok genel yazmissimiz…

    • Burada vereceğim herhangi bir yanıt yanlış yönlendirmeye sebep olabilir. Detaylı bilgi için göz hekimine başvurmanı ve gerekli bilgiyi göz hekiminden almanı öneririm.