Ana Sayfa Optisyenlik Görme Optiği Binoküler Görme Mekanizması

Binoküler Görme Mekanizması

PAYLAŞ
Binoküler Görme Mekanizması
Binoküler Görme Mekanizması
Binoküler Görme Mekanizması

Her iki göz birlikte kullanıldığı halde beyinde tek bir hayal oluşturulma mekanizmasına “Binoküler Tek Görme” denir. Bu fonksiyonun kusursuz bir şekilde yürümesi için önce gözlerin yapısında bir bozukluk olmaması gerekir. Doğum anında göz henüz gelişimini tamamlamadığından bebeklerde binoküler tek görmeden söz edilemez. Binoküler tek görme kavramı normal şartlar altında ancak doğumdan sonra birkaç yıl içinde gelişir.

Tek göz ile görme, iki boyutlu ve derinlik hissinden yoksundur. Üç boyutlu ve derinlik hissi olan stereoskopik binoküler görme için gözlerin frontal planda bulunmaları yani aynı noktaya bakmaları ve görme yollarının kiyazmada çaprazlaşmaları gereklidir. Bu koşullar insan ve maymunlarda en iyi şekilde gerçekleşir.

Binoküler tek görme ile elde edilebilecek avantajlar şunlardır:

  • Görme alanı genişler.
  • Her gözün kör noktası diğer göz sayesinde ortadan kaldırılır.
  • Her iki gözün birlikte görme keskinliği ayrı ayrı iki göz görme keskinliklerinden biraz daha fazladır.
  • Derinlik hissi ancak binoküler tek görme ile sağlanır ve stereoskopik görme (3 boyutlu görme) gerçekleşir.
Gözün gelişiminin doğumdan sonra da devam ettiği ve binoküler tek görmenin gelişme sırasında yerleşen önemli fizyolojik bir olay olduğu unutulmamalıdır.
Yeni doğanda retina ve fovea tam gelişmemiştir. Dolayısıyla görme keskinliği düşüktür. Bebeklik devresinde büyük ölçüde gelişim olur. Fakat görme keskinliğinin tam olduğu yaş 5 yaş civarı olarak kabul edilir. Yeni doğanların göz küresinin hacmi erişkine göre ancak %73’ü kadardır. Bundan da anlaşılacağı üzere yeni doğanlarda fizyolojik bir hipermetropi mevcuttur. Siliyer kasın gelişmesi ve dolayısıyla akomodasyonun tam yerleşmesi ise 3 yaşlarında tamamlanmaktadır. Binoküler tek görmede bütün bu gelişme ve gecikmelerden dolayı 5 yaşından sonra gerçekleşir.
Doğumdan itibaren gözlerin refleks mekanizmalarının bir kısmı doğumda mevcut olduğu halde bir kısmı bazen yıllar sonra tamamlanır.
Doğumda mevcut refleks mekanizmaları ya doğum esnasında mevcutturlar veya birkaç ay gibi çok kısa bir sürede teşekkül ederler. Başlıcaları şunlardır:

  • Kompansatuvar Fiksasyon Refleksi: Baş ve boyun hareketlerine rağmen objelere fiksasyon yapabilme özelliği olup doğumda vardır.
  • Oryantasyon Refleksi: Gözlerin birlikte hareketlerin meydana çıkmasıdır ve obje hareketli bile olsa bebek 2-3 ay içinde fiksasyon yapabilme yeteneği kazanır.
  • Tekrar Fiksasyon Yapabilme Yeteneği: Çocuğun ilgi duyduğu yeni bir objeye fiksasyon yapabilmesidir.
  • Pupilla Refleksleri: Direkt ve indirekt pupilla refleksleri doğumdan sonraki birkaç ay içinde gelişir.
  • Verjans Refleksi: Yaklaşan cisme binoküler olarak fiksasyon yapabilme kabiliyetidir.

    İki-üç yaşlarına kadar ancak tamamlanan refleksler ise şöyle özetlenebilir:

  • Akomodasyon Refleksi: Yakındaki cisimleri net görebilmek için oluşan bu refleks siliyer kasın gelişiminin tamamlandığı 3 yaşlarında gözlenir.
  • Füzyonal Verjans Refleksi: Verjans ve akomodasyonun birlikte yapılabilmesidir.
Sonuç olarak koni sayısının yeterli olmaması nedeniyle makula fonksiyonları doğumdan ancak 3 ay sonra başlar. Ve bebek hareketleri takip eder. 6. ayda konverjans ve fiksasyon gelişir. Uyum ve konverjans refleksleri 2 yaşında ortaya çıkar. Binoküler görmede 5 yaş civarında gelişmeye başlar.

Retinal Korrespondans

Her iki gözde ayrı ayrı teşekkül eden hayallerin birbirleriyle olan fizyolojik ilişkisi retinal korrespondans olarak bilinir.
İki göz ile bakıldığında bir cismi net görebilmek için o cisimden çıkan ışınların iki gözün retinalarının, birbirlerine uygun korrespondan noktalarını uyarmaları gerekir. Gözlerin foveaları korrespondan noktalardır. Ayrıca retinaların temporal ve nazal yarıları “noktası noktasına” birbirlerine uygun korrespondan noktalardan oluşmuşlardır.
Normal projeksiyonda (aydınlatmada) nazal retina temporal taraftan, temporal retinada nazal taraftan uyarılır. Üst retina alttan, alt retina üstten uyarılır. Bir gözün foveası diğer gözün foveasına uygun bir alandır.
Binoküler tek görme ise bu şekilde her iki gözde ayrı ayrı meydana gelen hayallerin karışımının beyinde çözülmesi ile elde edilir.
Bunu bir örnek üzerinde incelersek;
A noktası her iki gözün foveasını uyaran objedir. B noktası ise sağ gözün nazalinde yer almış bir objedir ve sağ gözün temporal retinasını, sol gözünde nazal retinasını uyarır. C objesi ise sağ gözün temporalindedir ve sağ gözün nazal retinasını, sol gözünde temporal retinasını uyarır.
B objesinin her iki gözün retinalarında uyardığı B1 ve B2 noktalarına korrespondan (birbirine uyan) noktalar denir. C objesinin korrespondan noktaları ise C1 ve C2 noktalarıdır.
Pannum Alanı
Pannum Alanı

Her iki göz retinalarında birbirine korrespondans noktaları uyaran objelerin uzayda oluşturduğu hayali ve ince alana “Horopter” denir. Başka bir deyimle horopter üzerinde yer alan bütün nokta ve objeler her iki gözün retinalarında birbirine korrespondans olan noktaları uyarırlar. Böylece horopter üzerindeki bütün noktalar tek olarak algılanır. Bu olaya “Normal Retinal Korrespondans” denir.

Ancak cisimlerin tek görünebilmeleri için yalnız horopter üzerinde bulunmaları gerekli değildir. Horopterin önünde ve arkasında da çok ince bir band şeklindeki bir alanda yine tek görme olur. Çünkü bu cisimler horopterin çok yakınında bulunduklarından stereoskopik görüntü oluşur. Horopterin önünde ve arkasında ince band şeklindeki bu alana “Pannum Alanı” adı verilir.
Bu alanda cisimler tek olarak algılanır ve derinlik hissi gerçekleşir.
Pannum alanının önündeki ve arkasındaki cisimler çift görülürler. Bu duruma da Fizyolojik Diplopi adı verilir. Örneğin gözlerimizi elimizdeki bir kaleme tespit ettiğimizde uzaktaki bir cisim çift görülür. Başka bir deyişle horopter ve pannum alanı üzerinde olmayan objeler retinaların korrespondans noktalarını uyarmazlar ve dolayısıyla korrespondan olmayan noktalar uzayda aynı yerde görülmezler. Ve sonuç olarak horopter ve pannum alanının üzerinde olmayan cisimler çift görülürler.

Bir objenin her iki retinanın simetrik olmayan noktalarını uyarmasına ise “Anormal Retinal Korrespondans” denir. Bir başka deyimle bir gözün kaymış olan ekseni nedeniyle fiksasyon yapan gözün foveası ile kayan gözün fovea dışındaki bir noktasının korrespondan duruma gelmiş olması bu isimle anılır.